Nihat Durmuş

Tarih: 18.02.2026 15:10

GÜÇ BÜYÜDÜKÇE SORUMLULUK NEDEN AYNI ORANDA BÜYÜMÜYOR?

Facebook Twitter Linked-in

Ankara Yenimahalle’de bir polis memuru görev başında hayatını kaybetti.

Bir kamu hizmeti alanında.

Bu bir “olay” değildir.

Bu bir alarmdır.

 

Aynı dönemde, geçmiş yıllarda İskenderun’daki Tosyalı Demir Çelik tesislerinde yaşanan ve kamuoyuna yansıyan işçi ölümleri yeniden hatırlanıyor. Her biri ayrı bir acı. Her biri “iş kazası” başlığıyla geçiştirilen hayatlar.

 

Soru şu:

Bu ülkede insan hayatı gerçekten ne kadar değerli?

TÜVTÜRK’ün ortaklık yapısının Tosyalı Grubu ile bağlantısı ulusal basında yer aldı. Türkiye’nin en büyük sanayi yapılarından biri olan Tosyalı Holding ve grubun kamuoyundaki en bilinen ismi Fuat Tosyalı, bu tartışmaların dışında değildir.

 

Kimseyi mahkûm etmiyoruz.

Ama kimseyi dokunulmaz da görmüyoruz.

 

Çünkü mesele tek bir şirket meselesi değil.

Mesele denetim kültürü.

Mesele hesap verebilirlik.

Mesele “büyüdükçe sorumluluk artar” ilkesinin gerçekten işletilip işletilmediği.

 

Şimdi açık açık soralım:

 

• İş güvenliği gerçekten en üst düzeyde mi uygulanıyor?

• Denetimler gerçekten bağımsız mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi yapılıyor?

• İşçi ölümleri sonrası kamuoyuna neden ayrıntılı ve şeffaf raporlar sunulmuyor?

• Kamu hizmeti verilen alanlarda güvenlik riskleri en aza indirilmiş mi?

• Büyük sermaye grupları üzerindeki denetim, küçük esnaf üzerindeki denetim kadar sıkı mı?

 

Türkiye’de garip bir alışkanlık var:

Küçük işletmede hata varsa ceza hemen kesilir.

Ama büyük yapılar söz konusu olduğunda sorular fısıltıyla sorulur.

Oysa tam tersi olmalı.

Güç büyüdükçe şeffaflık artmalı.

Kamu teşviki alındıkça hesap verme yükümlülüğü artmalı.

Yüzlerce, binlerce insanın çalıştığı tesislerde güvenlik standartları tartışma konusu bile olmamalı.

 

Sayın Fuat Tosyalı’ya açık çağrıdır:

 

Bu tartışmaların gölgesinde kalmak yerine kamuoyunun karşısına çıkın.

Denetim raporlarını, iş güvenliği verilerini, alınan önlemleri şeffaf biçimde açıklayın.

Sendikal haklar ve çalışan güvenliği konusunda net bir duruş ortaya koyun.

Çünkü bu ülkede ne işçi kaderine terk edilebilir,ne polis “talihsiz olay” denilerek unutulabilir.

Adalet sadece zayıflar için işletilen bir mekanizma değildir.

Hukuk, güçlü olanın da kapısını çalmalıdır.

İnsan hayatı sermayeden büyüktür.

 

Bana göre; bu ülkede hiçbir ekonomik güç, sorgulanamaz değildir.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —