Silivri Cezaevi, yalnızca siyasiler için değil, Ergenekon, Balyoz gibi Kumpas davalarıyla, Türkiye Cumhuriyeti’ni Kuran Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkelerine sahip çıkan aydın, yazar, asker, bürokrat, işçi ve gençlerin zulme uğradığı bir yer olarak tarihe geçiyor…
Dahası, laik demokratik sosyal hukuk devletinden rövanş almaya çalışanların burayı, geçmişin Almanya’sının Führer und Reichskanzer’inin (önder ve imparatorluk Şansölyesi) uyguladığı hak, hukuk adalet ve insanlığı yok eden kamplarına benzettikleri için, gelecek kuşakların öfkeyle anacakları bir yer olarak hafızalara kazınıyor…
Çalışkan insanların yaşadığı Silivri Kenti, böyle anılmaktan hiç memnun değil…
Tıpkı Susurluklular gibi…
∗∗∗
Türkiye’de muhalefetin lideri konumuna gelen CHP’li Ekrem İmamoğlu, AKP’nin en güçlü rakibidir ve yapılacak ilk seçimde umut bağlanan yeni Cumhurbaşkanı olacağı halk tarafından kabul görmektedir…
∗∗∗
Bu durumda olmasının temel noktalarından bazıların sıralamak isterim…
1.İBB seçimlerini 3 kez kazanması onun siyasi sembol haline getirmiştir…
İmamoğlu’nun siyasi ağırlığı büyük ölçüde 2019 yerel seçimlerinde İstanbul’u kazanmasından kaynaklanır. İstanbul, Türkiye’nin ekonomik ve nüfus bakımından en büyük şehridir ve uzun yıllar boyunca AKP’nin güçlü olduğu bir yer olmuştur.
2019’da İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı kazanması, sadece bir yerel seçim başarısı değil, aynı zamanda iktidarın, devletin tüm olanaklarını kullanarak oluşturduğu üstünlüğüne karşı önemli bir kırılma olarak yorumlanmalıdır…
Seçimin iptal edilip tekrar yapılmasına rağmen, bu kez İmamoğlu’nun daha büyük bir farkla kazanması, onun siyasi gücünü daha da artırmıştır…
2. Geniş seçmen kitlesine hitap edebilmesi…
İmamoğlu’nun en önemli özelliklerinden birisi de” farklı siyasi görüşlerden insanlara etkili bir şekilde hitap edebilmesidir. Cumhuriyet Halk Partisi içinde siyaset yapmasına rağmen, düşünce olarak CHP’ye uzak olanları da kucaklayan söylemleriyle öne çıkmıştır…
Kapsayıcı ve yumuşak bir dil kullanması, her yaştan ve farklı gruplardan kişilerin Ona sempatiyle yaklaşılmasına neden olmuştur…
Bu yaklaşım, sadece geleneksel muhalefet seçmenini değil, kararsız seçmenleri ve bazı muhafazakâr kesimleri de etkilemiştir…
Siyasi analizlere göre bu durum, İmamoğlu’nun tüm farklı topluluklar içinde karizmasını güçlendirmiş, iktidar partisi açısından önemli bir rakip haline dönüşmüştür…
3. Genç ve dinamik bir lider profili…
İmamoğlu, tüm siyasi liderler ve adı geçen müstakbel adaylar içinde genç sayılabilecek bir siyasi profile sahiptir…
Uzun yıllar boyunca siyaset, daha yaşlı liderler etrafında şekillendirildi. İmamoğlu daha enerjik ve modern bir lider imajı oluşturdu…
Sosyal medya kullanımı, iletişim tarzı ve kampanya yöntemleri özellikle genç seçmenler arasında görünürlüğünü arttırdı…
4. Cumhurbaşkanlığı için potansiyel aday görülmesi…
AKP’nin seçimlerde aldığı oy kadar, CHP’nin ön seçim sandığına giden yurttaşlar Cumhurbaşkanı adayı olarak Ekrem İmamoğlu’nu belirlemiştir…
CHP’nin Cumhurbaşkanı adayını ön seçimle belirlemesi, yurttaşlara ilk kez aday belirleme hakkının verilmesi, İmamoğlu’nun halkın indinde yücelmesine neden olmuştur…
Yani, daha seçim çalışmaları yapılmadan Ekrem İmamoğlu, güvenilir, hizmet eden ve insana değer veren sığınılacak biri olarak kabul görmüştür…
Yurttaşın sadece oy veren değil, adayını da belirleyen bir siyaset biçimine müthiş destek verdiği görülmektedir…
Muhalefetin en önemli sorunu, uzun süredir geniş kitleleri mobilize edebilecek güçlü bir lider eksikliğiydi…
Kemal Kılıçdaroğlu’nun 13 yıl boyunca, CHP’yi dizginleyen aynı zamanda da genlerini değiştirmeye çalışan dayatması, aç ve açıkta bırakılan yurttaşı sonsuz umutsuzluğa sürüklemişti…
İstanbul seçimleriyle CHP bir lider bulduğunu fark etti…
AKP ise, İmamoğlu karşısında kaybedeceğini, çok daha önceden anladı…
5. Siyasi iletişim tarzı…
İmamoğlu’nun yumuşak ve iş bitirir üslubu ve siyasi iletişim tarzı, sürekli sertleşen, toplumu bölen, aşağılayan, kavga eden AKP üslubu karşısında halktan onay aldı… Gerilim yerine normalleşme isteyen, kavgadan kaçan ama hakkını da yedirmeyen bir siyasetçi imajı yaratması, çekici bir kişilik olarak görülmesine neden oldu…
∗∗∗
Kısaca; Ekrem İmamoğlu’nun siyasi etkisi, karşısında ezilen 23 yıllık bir iktidar var…
Ve bu iktidar ilk seçimde kaybedecek…
Silivri’de görülen davalar aslında adaletin oluşmasını sağlamayacak!
Çünkü davaların nedeni hukuki değil, siyasi…
Kaybeden ve kaybedince de çökecek bir siyasi oluşumun son çırpınışları...
Sonuç olarak özdeyişin söylediği gibi, ”yel kayadan ne alır? “sadece toz!
