Fikri SAĞLAR


Dünya gerçekleri görmeli

Bugün ülkemizde ve bölgemizde yapılan insan katliamları sonrasında “Laik demokratik sosyal hukuk devletinin kıymeti”, daha iyi anlaşılmalı…


İran’ın Minap kentindeki bir İlkokulda Trump tarafından atılan bombalarla 165 kız öğrenci ve öğretmen katledildi…

Meydanlarda Anneler, “Trump delirmiş, Çocuklarımızın kanı yerde kalmasın” diye ağıt yaktılar. “Savaşın, cinnet halindeki siyasilerin yaşattığı cinayetler manzumesi olduğunu” bu katliam bir kez daha gösterdi. Siyasal İslamcılar, kapitalist /emperyalist ülkelerden farklı düşünüyormuş gibi görünseler de  Netanyahu’nun Gazze Katliamına, bugün olduğu gibi ses çıkarmamışlardı.

İstanbul Çekmeköy’deki bir lisede “uzaklaştırılması istenen 17 yaşındaki bir öğrencinin” katlettiği “öğretmen Fatma Nur Çelik “olayına bakıldığında farklı bir konumda olmadığımız anlaşılıyor. CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya; "Öğretmenimiz ‘sıradaki biz olabiliriz’ diyerek katilinin adını bir yıl önce bildirmiş, “  17 yaşındaki bir çocuğun elinde bıçakla okula nasıl girebildiğini ve sorumlularının neden kayıtsız kaldığı sorgulamış, şikayetleri ciddiye almayanların da en az saldırgan kadar suçlu olduğunu “duyurmuştu. Sonuç yok!

Kaldı ki, katledilen Fatma Nur Çelik’in başka bir bıçaklanma olayı sonrasında “Can güvenliğimiz yok” diyerek ve kişi ismi vererek disiplin kuruluna müracaatı da sessizce geçiştirilmişti. “Rastgele bıçakladım. Yanımda her zaman bıçak vardı. O güne özel bir şey değildi” diyen 17 yaşındaki katilin sözleri, sokak ortasında adam öldüren, iş yerlerine saldıran çocukların, Türkiye’deki eğitim politikasının yanlışlığının, hak, hukukun olmadığının, kadın özelinde insan hayatının değersizleştirilmesinin ve ekonomik çöküntünün nedenlerini açıklıyor. ABD Başkanı Trump’ın 2. Kez seçilmesiyle dünya derin bir psikolojik, ekonomik ve siyasal vahşet yaşamaya başladı. Seçim öncesi barış vurgusu yapıp daha sonra sert askeri söylemler kullanan, savaş ve katliamlara neden olan Trump için hem ABD içinde hem de dünya kamuoyunda farklı tepkiler oluştu. Uyguladığı vahşi ve diplomasi dışı davranış biçimiyle Trump, dünyada ciddi bir toplumsal ve siyasi bölünme yaratıyor.

***

Bu nedenle Amerikan kamuoyu da ikiye bölünmüş durumda. Trump’ı destekleyen Cumhuriyetçiler “savaş çıkaran, güce dayanan sert dış politika söylemini güçlü liderlik olarak” görüyor ve Trump’ın İran gibi ülkelere karşı sert mesajlar vermesi, onların gözünde savaş isteği değil caydırıcılık anlamına geliyor. Bu görüşe sahip olanlar, güçlü bir Amerika’nın aslında savaşları önleyeceğini de savunuyor. Bu akıl dışı düşüncelere karşılık demokratlar ise, Trump’ın uyguladığı politikayı “iki yüzlülük “ve “ seçim vaatleriyle çelişen bir durum olarak değerlendiriyor. Çünkü Trump, seçim kampanyasında Amerika’yı savaşlardan uzak tutma sözü vermişt.

***

Araştırmalar, Amerikan halkının büyük bir bölümünün yeni ve uzun süreli savaşlara karşı olduğunu gösteriyor. Irak ve Afganistan savaşlarının uzun sürmesi, ABD toplumunda “savaş yorgunluğu” oluşturmuş durumda. Bu nedenle, halkın önemli bir kısmı askeri müdahalelerin sınırlı kalmasını ve diplomatik yolların kullanılmasını tercih ediyor. Dünya genelinde ise tepkiler ülkeden ülkeye değişiyor. ABD’nin müttefikleri, özellikle Batıdaki bazı ülkeler, ABD’nin güçlü askeri duruşunu bölgesel güvenlik açısından gerekli görebiliyor, ancak birçok ülke, Orta Doğu’daki çatışmanın sadece o bölgede kalmayacağını, önce bölgeye daha sonra da Avrupa ve Asya’ya sıçrayacağının farkındalar.

Çünkü Trump’ın akıldışı ve küstah uygulamalarının, Orta Doğu, Avrupa ve bazı Asya ülkelerinde gerilimi daha da arttıracağını biliyorlar. Bu nedenle Trump’la aynı düşünmediklerini, “Küresel bir Savaş ihtimaline” karşı Trump ve Netanyahu’ya karşı eleştirilerini giderek sertleştiriyorlar. Trump, farklı dönemlerde ve farklı konularda destek aldığı kaynaklarına güvenerek şımarmış durumda. Siyasi kariyeri boyunca genellikle Cumhuriyetçi Parti tabanından, sermayeden ve muhafazakâr seçmenlerce desteklenen Trump özellikle, 2016 ve 2020 seçim kampanyalarında ekonomiyi canlandırma vaatleri, göç politikaları ve "Önce güçlü Amerika" söylemiyle, ortalama Amerikalıdan büyük destek almıştı. Ayrıca iş dünyasındaki bazı çevreler ve belirli muhafazakâr medya kuruluşları Trump’ın politikalarını desteklediler, göçmenlik politikalarını, sermayeye verdiği desteği ve vergi indirimlerini savundular. “Aşırı sağcılar,” göçmelere karşı olmaları nedeniyle Trump için büyük çaba gösterdiler, Senato’yu bile bastılar. Trump şimdi onları kolluyor, azınlıkta olmalarına rağmen desteklerini abartarak iç cephede güçlü görünmeye çalışıyor.

***

Dünya, Trump’ın aşırı kavgacı göründüğünü ancak, sıkıştığında kolay U dönüşü yapabildiğini biliyor. Bu nedenle saygı duymuyor. Venezuela’nın petrolüne çökmesi ve İran’ saldırısında masum insanları katletmesini affetmiyor. Saygınlığı ve güvenilirliğini kaybettiği görüşü hâkim. Görülen o ki, Trump ve çömezi Netanyahu, BOP ’un gerçekleşmesi için, sömürü ve yayılmacılık adına dünyayla kavga eden, savaşlar çıkaran ve masum insanları öldüren bir yolu seçmişler.  İnsanın yaşam hakkına, emeğe, doğaya, çevreye sahip çıkanlar, laik demokrasi için mücadele edenler, eşit adil ve modern dünyayı yaratmak adına emperyalist yayılmaya ve katliamlara neden olan çıkar savaşlarına dur demelidirler…

  • BIST 100

    16012,85%1,27
  • DOLAR

    44,00% 0,09
  • EURO

    51,08% -0,24
  • GRAM ALTIN

    7216,73% -0,55
  • Ç. ALTIN

    11873,13% -0,94
  • Perşembe 15 ° / 2.7 ° Güneşli
  • Cuma 15.3 ° / 3.9 ° false
  • Cumartesi 16.1 ° / 4.3 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı

Hatay

05.03.2026

  • İMSAK 05:36
  • GÜNEŞ 06:54
  • ÖĞLE 12:52
  • İKİNDİ 16:07
  • AKŞAM 18:40
  • YATSI 19:53