Fikri SAĞLAR

Tarih: 01.04.2025 11:25

Bu ülke umudumuz üzerinde yükselecek

Facebook Twitter Linked-in

“Nerede o eski bayramlar? Şimdi torunlardan, çocuklardan kaçar olduk. Her şey öyle pahalı ki ne yapacağımızı şaşırdık…” Evet! Hayat çok pahalı…

Gelir ise çok çok az! Yurttaşlarımızın yüzde 60’ı açıklık sınırı altında yaşıyor… Yakın akrabaları olmasa sokakta dilenir halde olacaklar…

***

Eski bayramların en önemli ikramı evde yapılan “baklavaydı.”

Elif Halam, "Bayramlarda gelenlerin ağzı tatlansın" diye küçük bir tepsi gönderirdi…

Ailemizin güzel geleneklerinden biriydi… Bu kez Elif Halamdan tepsi gelmemişti. Bayramlaşmada sordum. “Bu bayram kaç tepsi baklava yaptın hala?”

Acı acı gülümsemeyle bana baktı ve dedi ki, "Ah yavrum, tepsi tepsi baklava yapacak kadar gelirim mi var? Portakal para etmedi. Sebze toprakta kaldı. Gelenek devam etsin diye size ve çocuklara küçük kutular yaptım. Halimizi saraydakilere söyle, köylünün durumu çok kötü…"

***

Atatürk Cumhuriyetinin çalışkan, mert ve çağdaş köylü kadını Elif Halam, ülkesine bağlıdır ve daha iyi koşullarda yaşamayı hak etmektedir… Ama, bir soruyorsunuz, bin ah işitiyorsunuz! 22 yıllık AKP iktidarı, kentliyi de köylüyü de ezip geçti…

***

Elif Halamın iki torunu İstanbul’da üniversite öğrencisi… CHP’nin öncülük ettiği Saraçhane toplantılarına katılmışlar. İlk gün heyecanla olayları anneannelerine anlatmışlar… Elif Hala onları destek vermiş. “Daha da çoğalarak gidin” demiş…

İkinci gün, Güvenlik güçlerinin saldırılarını TV’lerden öğrenince telefona sarılmış, torunlarını teselli etmiş, “Aman caymayın, gazdan korkmayın, hakkınızı aramak için daha kalabalık gidin” diye hem destek hem de öğüt vermiş…

***

Kızı Durdu, “Anne ne yapıyorsun?” dediğinde, "Atatürk de bu ülkeyi korkmayan, kararlı gençlerle kurtardı… CHP Atatürk’ün partisi, Gençler destek verirse bu ülke düzlüğe çıkar” demiş…  “Hem bak koskoca İmamoğlu hapisten herkese moral veriyor. ‘Mücadeleye devam’ diyor, bizimkiler cayacak mı?"

Annemin bu sözleri üzerine çok utandım. Telefonu aldım ‘Tamam oğlum, gidin ama kendinizi de koruyun’ dedim.. Bu konuşmayla ‘Atatürk’ün askeri’ dedeme, güçlü kadın anneme layık olmaya çalıştım…” diyerek Durdu sözlerini tamamladı… Elif Halamla bayramlaşırken, ülkesine sevdalı insanların duygularını bir kez daha yaşama fırsatını buldum… Hemen aklıma, Büyük Atatürk’ün veciz sözü geldi…

"Gidip, Toros dağlarına bakınız, eğer orada bir tek yörük çadırı görürseniz ve o çadırda bir duman tütüyorsa, şunu çok iyi biliniz ki bu dünyada hiçbir güç ve kuvvet asla bizi yenemez." Türkiye Cumhuriyeti’ne düşman, yurttaşına nefret duyan, şeriat isteyen ama aslında emperyalistlerle işbirliğinde bulunan, BOP’un eş başkanı olarak övünen bir anlayış, ülkemizin başına bela oldu… Bu yapı "Cihat’ta her şey mübahtır" diyerek, çağdaş bir Cumhuriyet’in temel ilkelerini yıkmaya çalışıyor.… Devrimlerine karşı çıkıyor…

Laik demokratik sosyal hukuk devletini yok sayıyor.

Dolayısıyla anayasal yönetimin değil, "teokratik oligarşinin" iktidar olmasını istiyor… Bu nedenle, Parlamenter sistem yerine, dünyada benzeri olmayan ucube "tek adam" rejimini uyguluyor… Kurtuluş Savaşı’nda yenilen, Lozan ve Montrö Antlaşmalarıyla dünyadaki mağdur ülkelere umut ve sömürgeciliğin bitmesine neden olan çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ne düşmanlık yapanların dümen suyunda yürüyenler, artık yönetimden uzaklaştırılmalı… Bu anlayış, “halkın umudu olan CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nu Silivri’ye hapsederek” rakipsiz seçime gitmeye hazırlanıyor… Yalan ve iftiralarla İmamoğlu’nun ve Türkiye’nin önünü kesmek istiyor…

Ama hiçbir güç, İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığını, CHP’nin de iktidar olmasını engelleyemez… Gençlerin devreye girmesinin nedeni, halkın yani ailelerinin, "Açız, hak, hukuk ve adalete ulaşamıyoruz, barış içinde yaşatmıyorlar. Artık yeter!” çığlıklarını duymalarındandır... "Yeter çığlığı" içinde, gencin özgürlüğüne, geleceğine yapılan saldırı ve yaşam biçimine yapılan müdahaleye tepkide vardı…

***

Saraçhane’de orantısız güç kullanımı sonrası, polis kıyafetindeki kişiler, 300’ü aşkın genci yakaladılar. Gençlere ve yurttaşlara, Devletin polisine yakışmayan bir muamele gösterdiler… Bir kişinin üzerine onlarca polis cop ve tekmelerle saldırdı…

Ve tüm dünya bu görüntüleri izledi… CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, suçsuz, anayasal hakkını kullananlara karşı güvenlik güçlerinin, işkence ve kötü muamele yaptığını kayıt altına aldıklarını bildirdi… CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, düzenlenen "protesto eylemlerinde" gözaltına alınan ve tutuklamaya sevk edilen 8 kişiyi, delil yetersizliği nedeniyle serbest bırakan hâkimin, iktidar tarafından ‘cezalandırıldığını’ duyurdu… CHP Genel Başkanı Özgür Özel, çok kötü muamele ve sözlerle tutsak haline getirilen gençlere sahip çıkarak, "Toplantı, gösteri yürüyüş kanununa muhalefetin cezası en ağır şekliyle bir gün yatarı yoktur” dedi ve “Ölümü göze alırım, bu mağdur çocukların ahını yerde bırakmam, ant içerim ki, gençlere kötülük yapanlardan hesap soracağım!" açıklamasını yaptı…

Bu arada Erdoğan, biri Gonca Kuriş’in katili olan 2 Hizbullahçıyı serbest bıraktı… Anlayış bu…

***

Haksız ve hukuksuz yere hapiste yatan gençlerimizin her zaman yanındayız… Onlar, bugünkü istibdat yönetiminden kurtulmamızın kahramanları ve ülkeyi omuzlarında yükselten umudumuz olacaklardır…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —