Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Halep'te sivil halka yönelik gerçekleştirilen saldırılar SDG'nin gerçek niyetiyle ilgili endişeleri ne yazık ki haklı çıkarmış ve barış çabaları konusunda karamsar bir tabloya yol açmıştır” dedi.
Suriye’nin geçici yönetimine bağlı ordu, 8 Ocak saat 13.30’da Halep’in kuzeyindeki Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerinde Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) karşı bir operasyon başlattı. Operasyonla birlikte bu mahallelerde sokak çatışmaları yoğunlaştı. Tank ve ağır silahların kullanıldığı dar sokaklarda ilerleyen birlikler, SDG’ye ait olduğu belirtilen insansız hava araçlarına da ateş açtı. Mahalle aralarından yoğun dumanlar yükseliyor.
Çatışmaların başlamasının ardından bölgede sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Operasyon, SDG’nin söz konusu mahallelerdeki varlığına son verme hedefiyle yürütülüyor.
Operasyonun başlamasıyla birlikte Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ummanlı mevkidaşı Sayyid Badr Al Busaidi ile yaptığı ortak basın toplantısında sert açıklamalarda bulundu. Fidan, Paris’teki Ukrayna toplantısı sırasında Suriye Dışişleri Bakanı ile görüştüğünü hatırlatarak, Suriye-ABD-İsrail üçlü görüşmeleri ile SDG temaslarının gündeme geldiğini söyledi.
Fidan, şu ifadeleri kullandı:
“Suriye, Amerika ve İsrail arasında yürütülen üçlü görüşmelerin seyrini kendisiyle ele almıştık. Ayrıca Suriye hükümetinin geçen hafta SDG ile gerçekleştirdiği temasları etraflıca değerlendirmiştik. Türkiye olarak temennimiz bölgedeki hassasiyetleri dikkate alan ve Suriye’ye istikrar getirecek bir mutabakata varılmasıdır.”
Ancak Halep’teki gelişmelerin ciddi kaygılar yarattığını belirten Fidan, şöyle devam etti:
“Halep’te sivil halka yönelik gerçekleştirilen saldırılar SDG’nin gerçek niyetiyle ilgili endişeleri ne yazık ki haklı çıkarmış ve barış çabaları konusunda karamsar bir tabloya yol açmıştır. Gelinen noktada SDG’nin elindekileri her ne pahasına olursa olsun koruma ısrarı Suriye’nin huzur ve istikrarına kavuşmasının önündeki en büyük engeldir. Bu uzlaşmaz tavır Suriye’nin ve bölgemizin gerçeklerine aykırıdır. SDG’nin teröre ve ayrılıkçılığa artık veda etmesi gerekmektedir.”
Fidan, Suriye geçici yönetiminin toparlanma sürecine girdiğini belirterek SDG’nin bu süreçte entegrasyona katkı sunması gerektiğini vurguladı:
“Şu anda Suriye hükümeti kurulundan bu yana bir yıldan biraz fazla bir süre geçmiştir. Artık kendi yaralarını sarmakta, terörle mücadele kapasitesini daha da ileri taşımakta ve belli konularda halkına artık hizmet götürmektedir. Şimdi zaman ulusal birlik zamanıdır. SDG’nin bu noktada üzerine düşeni yapması lazım. Fakat onun yerine İsrail’le bir koordinasyon içerisinde, İsrail’in bölgemizde yürüttüğü böl, parçala, yönet politikasına bir aktöre dönüşmesi de maalesef, tesadüf değil.”
Türkiye’nin uzun süredir Halep’teki durumun normalleşmesi için çağrı yaptığını belirten Fidan, geçmiş mutabakatlara dikkat çekti:
“Evvelce varılan mutabakatlarda uygun şekilde SDG unsurlarının Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çekilmesi ve bu mahallelerin ağır silahlardan arındırılması, hükümetin görev ve sorumluluklarını şehrin tamamında yerine getirebileceği bir ortamın hayat bulması suretiyle Halep’teki durumun normalleşmesini temenni ediyoruz.”
Türkiye’nin ulusal güvenliği açısından gelişmelerin yakından izlendiğini belirten Fidan şu uyarılarda bulundu:
“Biliyorsunuz ulusal güvenliğimiz açısından Suriye’deki olayların seyri bizim için fevkalade önemlidir. Çok yakından takip ediyoruz. Gerekli bölgesel ve uluslararası ortaklarımızla da bir koordinasyon ve irtibat hâlindeyiz. Gerektiğinde direkt müdahil olmaktan da çekinmiyoruz. Bizim hiç kimsenin toprağında gözümüz yok. Hiç kimsenin de hiç kimsenin toprağında, bölgede gözünün olmaması lazım.”
Fidan, İsrail’in bölgedeki güvenlik anlayışını da eleştirerek şunları söyledi:
“İsrail’in bölgedeki yayılmacılığı bu vizyonun tersine bir tablo ortaya çıkartmakta. Özellikle bölünmeden, kaostan ve zayıflıktan beslenen bir güvenlik stratejisine sahipler. Bunun değişmesi lazım.”
Halep’teki operasyonun arka planına ilişkin değerlendirmede bulunan Fidan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Son birkaç gündür devam eden Halep’teki olaylar, maalesef son bir yıldır uyardığımız, tekrar tekrar defaatle dile getirdiğimiz hususun tecelli etmesi. SDG’nin zamana oynamak yerine bölgede sahici bir kendi ülkesinde entegrasyon sürecini hayata geçirmeye başlamış olsaydı, bunların hiçbirini biz görmeyecektik. Bulunduğu her yerde taviz vermeden kalalım, menfaatimizi ilerletelim anlayışı maalesef kimseye fayda getirmiyor.”
14765,59%0,37
43,14% 0,25
50,30% 0,10
6195,98% 0,03
10070,24% 0,00