Adalet Bakanı Akın Gürlek, kamuoyunda tartışma yaratan Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) süreci, CHP’nin yaptığı şikâyet, infaz düzenlemesi tartışmaları ve sosyal medya düzenlemelerine ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu.
NTV’de katıldığı programda konuşan Gürlek, özellikle başsavcılığı dönemine ilişkin CHP’nin HSK’ya yaptığı şikâyetin kendisi tarafından inceleneceği yönündeki eleştirilerin gerçeği yansıtmadığını vurguladı.
Gürlek, HSK başkanlığının anayasal olarak idari bir sıfat olduğunu belirterek kurulda oy hakkı bulunmadığını ifade etti.
Gürlek, CHP’nin başsavcılığı dönemine ilişkin yaptığı şikâyetin süreç içinde değerlendirildiğini ve Kurul tarafından işleme alınmadığını söyledi.
Şikâyet mekanizmasının herkes için açık olduğunu belirten Gürlek şu ifadeleri kullandı:
“Ben başsavcı olarak yaptığım bütün işlemlerde HSK’nın denetimine tabiyim. Elbette siyasi partiler de vatandaşlar da şikâyet yapabilir. Ancak bir şikâyetin gündeme alınıp alınmayacağı HSK’nın takdirindedir.”
Gürlek, söz konusu başvurunun Kurulun 1. Dairesi tarafından incelendiğini ve ciddi bulunmadığı için işleme konulmadığını söyledi.
Ayrıca Adalet Bakanı olduktan sonra kendisi hakkında HSK’ya şikâyet yapılamayacağını da vurguladı.
HSK başkanlığı görevine yönelik tartışmalara da açıklık getiren Gürlek, bu görevin idari bir sıfat olduğunu söyledi.
Gürlek, kurul toplantılarına katılmadığını ve oylamalarda yer almadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Anayasa’nın 159. maddesi uyarınca HSK başkanlığı sıfatımız var ancak bu tamamen idari bir görev. Oylamalara katılmamız söz konusu değil.”
Programda bakanlık teşkilatında yeni değişiklikler olup olmayacağı sorusuna da yanıt veren Gürlek, olası düzenlemelerin gündemde olabileceğini ifade etti.
Bakan yardımcılarının alanlarında uzman isimlerden oluştuğunu söyleyen Gürlek, uyumlu bir ekip kurmanın önemli olduğunu vurguladı ve teşkilatta yeni düzenlemelerin yapılabileceğini belirtti.
Gürlek, kamuoyunda sıkça gündeme gelen infaz düzenlemesi, “genel af” ve “umut hakkı” iddialarına da net yanıt verdi.
Yasal düzenleme yetkisinin tamamen Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ait olduğunu ifade eden Gürlek, şu mesajı verdi:
Genel af ya da şahsa özel cezasızlık anlamına gelecek bir düzenleme yapılmayacak.
Gürlek ayrıca terör suçlarında verilen ağırlaştırılmış müebbet cezalarının mevcut sistemde aynen infaz edildiğini ve bu konuda “umut hakkı”na ilişkin bir düzenlemenin raporda yer almadığını söyledi.
Olası düzenlemelerden farklı terör örgütlerinin yararlanıp yararlanmayacağı sorusuna da yanıt veren Gürlek, bu konuda hassasiyet gösterileceğini belirtti.
Meclisin bu konuda dikkatli davranacağını ifade eden Gürlek, düzenlemelerin genelleştirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Gürlek, yasa dışı bahisle mücadelede yürütülen çalışmaları da detaylarıyla anlattı.
81 il başsavcılığına özel genelge gönderildiğini açıklayan Gürlek, yasa dışı bahis sisteminin sürekli yöntem değiştirdiğini söyledi.
Özellikle öğrenci hesaplarının kiralanması, ödeme sistemleri üzerinden para transferi ve paravan şirketler üzerinden kara para aklanması gibi yöntemlerin tespit edildiğini belirtti.
Ayrıca yasa dışı bahis reklamlarının sosyal medya ve cep telefonları üzerinden yayıldığını ve bu konuda yeni çalışmalar yapılacağını söyledi.
Gürlek’in en dikkat çeken açıklamalarından biri ise sosyal medya düzenlemesi oldu.
Sosyal medyanın tamamen özgür bir alan olmadığını söyleyen Gürlek, kimlik doğrulama sistemine geçileceğini açıkladı.
Yeni düzenleme kapsamında anonim hesaplara belirli bir süre verileceğini ifade eden Gürlek, gerçek kimlik doğrulaması yapılmayan hesapların kapatılabileceğini söyledi.
Bu düzenlemenin 12. Yargı Paketi kapsamında hayata geçirilmesinin planlandığını belirtti.
Uyuşturucu soruşturmalarında “baronlara dokunulmuyor” eleştirilerine de yanıt veren Gürlek, soruşturmaların kullanıcıdan başlayarak dağıtıcı ve kartellere kadar uzanan bir zincir içinde yürütüldüğünü söyledi.
Ayrıca suça sürüklenen çocuklarla ilgili düzenlemelerde sosyal medya içeriklerinin de dikkate alınacağını ifade etti.
Gürlek, özellikle çocukları olumsuz etkileyen içeriklere karşı hukuki düzenlemeler yapılabileceğinin sinyalini verdi.
Cezaevlerinde avukat görüşmelerine yönelik kısıtlamalar konusuna da değinen Gürlek, mevcut İnfaz Kanunu’nda bu konuda açık düzenleme bulunduğunu söyledi.
Terör ve örgüt suçlarında avukatların örgüt adına kurye faaliyetinde bulunduğunun tespit edilmesi halinde mahkeme kararıyla görüşmelerin kısıtlanabileceğini hatırlattı.
16585,54%-0,66
43,86% 0,04
51,95% 0,30
7323,58% 0,80
11845,61% 0,00