Silivri’de görülen “Aziz İhsan Aktaş suç örgütü” davasının ilk duruşmasının sürdüğü saatlerde, 19 Mart operasyonu sonrası mağdur yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı (ADA), 23’üncü buluşmasını üçüncü kez Silivri’ye taşıdı. Marmara Cezaevi önünde yapılan açıklamaya, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ile birlikte İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu ve seçilmiş Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’ın kardeşi Caner Aydar katıldı.
Buluşmanın ana gündemini, devam eden yargılamalar, tutuklu yargılama uygulamaları, duruşmaların canlı yayımlanması talebi ve son dönemde belediyelere yönelik operasyonlar oluşturdu. Aileler, adalet arayışlarını ve yaşadıkları mağduriyetleri kamuoyuyla paylaşırken, yapılan açıklamalarda yargı süreçlerine yönelik eleştiriler dikkat çekti.
Dilek Kaya İmamoğlu, konuşmasına Silivri’nin Türkiye’de adaletsizlik ve hak ihlalleriyle özdeşleştiğini vurgulayarak başladı. ADA olarak hak, hukuk ve adalet taleplerini dile getirmek için bir araya geldiklerini belirten İmamoğlu, destek veren herkese teşekkür etti. Türkiye’de yargının geldiği noktaya dikkat çeken İmamoğlu, sözde suç örgütü lideri olarak tanımlanan bir kişinin tutuksuz yargılanırken, seçilmiş belediye başkanlarının cezaevinde bulunmasını “utanç verici” olarak nitelendirdi.
İmamoğlu, suç örgütü lideri olarak anılan kişinin devletin verdiği iddia edilen korumalarla mahkemeye geldiğini belirterek, bu koşullarda tarafsız bir yargılamadan söz edilip edilemeyeceğini sorguladı.
Türkiye’nin tarihinin en zor dönemlerinden birinden geçtiğini ifade eden İmamoğlu, demokratik hukuk devletinin temel kolonlarının birer birer kesildiğini söyledi. 19 Mart’tan itibaren yaşanan sürecin, yargının siyasete alet edildiğinin açık göstergesi olduğunu dile getiren İmamoğlu, diploma iptali, şafak baskınıyla yapılan gözaltılar ve gizli tanık ifadelerine dayalı tutuklamaların tek amacının Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığını engellemek olduğunu savundu.
Masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı ve doğal hâkim ilkesinin açıkça ihlal edildiğini belirten İmamoğlu, yüzlerce insanın siyasi ihtiraslar uğruna özgürlüklerinden mahrum bırakıldığını söyledi.
İmamoğlu, yandaş medya ve sosyal medya trolleri aracılığıyla yürütülen karalama kampanyalarına da değindi. Ortaya çıkan iddianamenin yetersizliğinin gizlenmeye çalışıldığını, bu nedenle duruşmaların canlı yayımlanması fikrinden vazgeçildiğini ifade etti. Duruşmaları izleyen gazeteci ve tutuklu yakını sayısına getirilen sınırlamaların da bu yaklaşımın bir parçası olduğunu belirtti.
AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarına dahi uyulmadığını vurgulayan İmamoğlu, bu koşullarda hukuk devletinden söz edilemeyeceğini dile getirdi.
İmamoğlu, son bir yıl içinde belediyeler üzerinden yürütülen politikaların, millet iradesine doğrudan müdahale anlamına geldiğini söyledi. Kayyım uygulamaları, görevden uzaklaştırmalar ve yetki daraltmalarıyla belediyelerin çalışamaz hale getirildiğini ifade eden İmamoğlu, aynı zamanda belediyelerin kaynaklarının kesildiğini vurguladı.
Medya üzerindeki baskılara da değinen İmamoğlu, RTÜK cezaları, ekran karartmalar ve erişim engelleriyle özgür basının susturulmak istendiğini belirtti.
Konuşmasında kadın cinayetlerinden çocuk işçiliğine, eğitim sisteminden çevre tahribatına, iş cinayetlerinden ekonomik krize kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulunan İmamoğlu, ülkede yaşanan sorunların birbirinden bağımsız olmadığını ifade etti. Kadına yönelik şiddet, güvencesiz çalışma, çevre katliamları ve ekonomik krizin toplumsal dokuyu zedelediğini söyledi.
İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanması çağrısını yineleyerek, bunun hukuken mümkün olmadığının söylenmesinin gerçeği yansıtmadığını belirtti. TBMM’nin iradesiyle bu düzenlemenin yapılabileceğini ifade eden İmamoğlu, canlı yayınların adalet üzerindeki perdeyi kaldıracağını söyledi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise konuşmasında tutuklu yargılamalara ve duruşmaların canlı yayımlanmamasına sert tepki gösterdi. TRT ve Anadolu Ajansı’nın İBB ve Aziz İhsan Aktaş soruşturmasına ilişkin paylaştığı görüntüleri eleştiren Özel, kamu yayıncılığına vurgu yaptı.
Özel, “Kimse helallik istemesin, kimseye hakkımızı helal etmiyoruz. Hepiniz hesap vereceksiniz. İki elimiz yakanızda. Yazıklar olsun bu düzeni kurana, savunana, sürdürene” ifadelerini kullandı.
Özel, iddianamelerin aylarca yazılmamasını eleştirirken, bazı davalarda çok kısa sürede iddianame hazırlanmasına dikkat çekti. Tutuklu bulunan belediye başkanları ve ailelerinin yaşadığı mağduriyetleri örneklerle anlattı.
Canlı yayın talebini yineleyen Özel, Meclis’te bu konuda yasal düzenleme yapılmasının önünde hiçbir engel olmadığını savundu. Canlı yayınların, iddialar ile savunmaların kamuoyu tarafından doğrudan görülmesini sağlayacağını belirtti.
Konuşmasının sonunda Özel, adalet talebini bir kez daha yineleyerek, “Hepiniz hesap vereceksiniz” sözleriyle açıklamasını tamamladı.
16257,33%1,85
43,41% 0,03
51,82% -0,82
7380,79% 2,18
12150,23% 3,99