İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, yoksulluğun pençesindeki vatandaş için hayata geçirdiği Kent Lokantaları, iktidar kanadının tüm küçümseme ve engelleme çabalarına rağmen Türkiye’nin gerçeği haline geldi. Bir dönem "bedava sirke" polemikleriyle alay konusu yapılmaya çalışılan bu model, bugün iflas eden ekonomi yönetiminin yarattığı derin yoksulluk karşısında Kızılay’ın dahi sığındığı tek liman oldu.
2024 yerel seçim süreci boyunca AKP kurmayları ve iktidar medyası tarafından "sadece çorba dağıtmakla belediyecilik olmaz" denilerek hedef alınan Kent Lokantaları, sandıkta halkın en net cevabı oldu. Enflasyon altında ezilen, emeklisinden öğrencisine kadar tabağını dolduramaz hale gelen milyonlar, bu projeye sahip çıkarak iktidara büyükşehirlerde tarihi bir hezimet yaşattı. Seçim gecesi alınan ağır mağlubiyetin ardından "sosyal belediyecilik" gerçeğiyle yüzleşen iktidar bloğuna bağlı AKP’li ve MHP’li belediyeler, birer birer Kent Lokantası taklitlerini açmaya başlamıştı. Şimdi ise bu kervana, devletin en köklü yardım kurumu olan Türk Kızılay’ı katıldı.
İstanbul’da bir basın toplantısı düzenleyen Türk Kızılay’ı Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, artan yoksulluk karşısında aşevi modelini 81 ile yayacaklarını duyurdu. İmamoğlu’nun başlattığı akımın toplumsal karşılığını gören Kızılay yönetimi, "sosyal destek noktası" adı altında aslında Kent Lokantaları’nın fonksiyonunu üstlenecek bir lojistik ağ kurmaya başladı.
Genel Başkan Yılmaz, her ne kadar bu merkezleri "afet dönemi kapasitesi" ile pazarlamaya çalışsa da, yapılan açıklama ülkedeki ekonomik krizin boyutlarını gözler önüne serdi. Yılmaz, bu noktaların afet anında 10 kat kapasiteye çıkabileceğini belirterek, "Bu aşevlerini konumlandırarak aslında birden fazla amaca hizmet ediyoruz" dedi. Ancak kamuoyu bu "birden fazla amacın", mutfaktaki yangını söndüremeyen iktidarın, İmamoğlu’nun başarılı projesine sarılarak günü kurtarma çabası olduğunu görüyor.
14622,27%-0,60
43,05% 0,03
50,38% 0,16
6115,71% -0,70
10064,44% -0,99