Tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmaları hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. İlk kez kendi adaylığı dışında bir ismin gündeme gelmesi ihtimali hakkında konuşan İmamoğlu, demokrasi için gerekirse başka bir adayın desteklenebileceğini söyledi ancak “İmamoğlu olmadı başkası olsun” yaklaşımının doğru olmadığını vurguladı.
İmamoğlu, Türkiye’de muhalefetin karşı karşıya olduğu sürecin yalnızca bir adaylık meselesi olmadığını belirterek, yaşananların demokrasi açısından kritik bir eşik olduğunu ifade etti.
İmamoğlu şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye'de demokrasi hangi yolla, kimin adaylığıyla korunacaksa o yola destek olurum, o adaya destek olurum. Ancak şunu da vurgulamak isterim: İktidar yargı kumpasıyla rakibini oyun dışına ittiğinde ‘Tamam o zaman başka adayla yarışalım’ dersek bugün İmamoğlu’na yapılan yarın başkasına da yapılır. Bunu da görmek lazım.”
Adaylığının engellenmesi durumunda farklı bir adayın desteklenebileceğini belirten İmamoğlu, bunun normalleşmesi halinde demokrasi açısından tehlikeli bir sürecin başlayacağını söyledi.
“‘İmamoğlu olmadı başkası olsun’ demek kolay. Ancak bu yol da yol değil. Bu zorbalığa başımızı eğmemeliyiz. Milletin talimatı da budur. Bugün bana yapılanın yarın başkasına yapılmayacağını kim garanti edebilir?”
İmamoğlu, meseleye kişisel bir siyasi kariyer açısından bakmadığını belirterek tartışmanın Türkiye’nin demokratik geleceğiyle ilgili olduğunu söyledi.
“Benim meselem İmamoğlu Cumhurbaşkanı olsun meselesi değildir. Mesele Türkiye meselesidir, demokrasimizin akıbeti meselesidir.”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik “yolsuzluk” iddialarıyla açılan davanın ilk duruşması 9 Mart’ta İstanbul’daki Marmara Cezaevi kampüsünde görülecek.
İmamoğlu, hem hukuki hem de siyasi hazırlık yaptığını belirterek sürecin yalnızca bir dava olmadığını söyledi.
“Öncelikle ‘İBB Davası’ ismiyle bu ülkenin şerefli insanlarına, siyasetçilere, bürokratlara ve belediyede çalışan insanlara yolsuz yaftası yapıştırmaya çalışan bu girişimin ne olduğunu cümle aleme anlatmak adına büyük bir hazırlık yapıyorum.”
İmamoğlu, yalnızca savunma hazırlamadığını, aynı zamanda Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik tabloyu anlatan kapsamlı bir çalışma yürüttüğünü de söyledi.
“Çok okuyor, çok yazıyorum. Milletimizin hislerini duyuracağım duruşma gününü sabırsızlıkla bekliyorum.”
İmamoğlu, yargı sürecinin yalnızca hukuki değil aynı zamanda siyasi bir boyut taşıdığını savundu. 19 Mart’ta başladığını söylediği süreci “kumpas” olarak nitelendiren İmamoğlu, duruşmayı kamuoyuna gerçekleri anlatacakları bir platform olarak gördüğünü ifade etti.
“Sadece 19 Mart’ta başlayan kumpas sürecini değil, Türkiye’ye yıllardır yaşatılanları milletin vicdan mahkemesine çıkartacağımız bir duruşmaya hazırlanıyorum.”
İBB soruşturmasının yürütüldüğü dönemde İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olan Akın Gürlek’in daha sonra Adalet Bakanı olarak atanmasına da değinen İmamoğlu, bunun siyasi davalar açısından soru işaretleri doğurduğunu söyledi.
“Eğer yürütmeye yakın isimler yargı mekanizmasının en tepesine geliyorsa bu durum ister istemez siyasi davalarla ilgili soru işaretlerini artırır.”
İmamoğlu, Gürlek için şu ifadeleri kullandı:
“O değil miydi hakimken bakan yardımcısı, sonra da sırf bizi tutuklatmak, görevimizi yapmamızı engellemek için İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı yapılan?”
İmamoğlu, yargı sürecinin şeffaf olması gerektiğini belirterek duruşmaların canlı yayınlanması gerektiğini söyledi.
“Eğer gerçekten kimse yalnızca tanık beyanıyla tutuklanmadıysa bırakın süreçler tamamen şeffaf yürüsün. Bağımsız hukukçular değerlendirsin, basın özgürce takip etsin. Teklif ettiğimiz gibi duruşmalar TRT’den yayınlansın.”
İmamoğlu, toplumun yargıya güveninin zayıfladığını savunarak şeffaflığın bu güveni yeniden tesis edebileceğini ifade etti.
Tutuksuz yargılanması gerektiğini savunan İmamoğlu, hakkında ileri sürülen suçlamalara da sert tepki gösterdi.
“Kaçma şüphem mi var? Ne kaçması, ben Çankaya Köşkü’ne yürüdüğümüz günü bekliyorum. Delilleri karartma şüphem mi var? Geçen 11 ayda iftiralarına bir tane delil bulabildiler mi?”
İmamoğlu, önümüzdeki seçimler için geniş bir demokrasi ittifakının kurulması gerektiğini de söyledi. Başta Cumhuriyet Halk Partisi olmak üzere tüm muhalefet partilerinin ve demokratik çevrelerin ortak bir yol oluşturması gerektiğini belirtti.
“Bugün beni engelleyen yarın da başkasını engeller. Bu yüzden demokrasiden yana herkesin bir araya gelip birlikte bir yol inşa etmesi gerekiyor.”
İmamoğlu, Devlet Bahçeli’nin zaman zaman yaptığı adil yargılama çağrılarına da değinerek net bir tavır beklediğini söyledi.
“Bize her fırsatta ‘hırsız, yolsuz’ diyen Sayın Bahçeli’nin bir karar vermesi gerekiyor. Adil yargılama mı talep ediyor yoksa zikzak söylemlerle milletin kafasını mı bulandırıyor?”
16105,83%1,86
43,98% 0,08
51,18% -0,05
7297,80% 0,56
11964,95% 0,00