6 Şubat 2023’te meydana gelen ve Türkiye tarihinin en yıkıcı afetlerinden biri olarak kayıtlara geçen depremlerin ardından, depremzedelere ücretsiz ulaştırılması gereken çadırların satıldığına dair ortaya çıkan bilgiler kamuoyunda büyük tepkiye yol açmıştı. Söz konusu satışların ardından Türk Kızılayı’nın üst düzey yöneticileri hakkında başlatılan adli süreçte dikkat çeken bir gelişme yaşandı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Şubat depremlerinin ardından çadır sattığı ortaya çıkan Kızılay’ın 19 yöneticisi hakkında yürütülen soruşturmada takipsizlik kararı vererek dosyayı kapattı. Savcılık, dosyada şüpheli sıfatıyla yer alan isimlerin hiçbirinin ifadesine başvurmadan soruşturmayı sonlandırdı.
Depremin ilk günlerinde barınma ihtiyacının hayati bir sorun haline geldiği, dondurucu soğuk altında yüz binlerce yurttaşın çadır beklediği bir dönemde Kızılay’ın çadır satışı yaptığına dair bilgiler kamuoyuna yansımış, bu durum hem siyasi hem de toplumsal düzeyde geniş yankı uyandırmıştı. Tepkilerin ardından konu yargıya taşınmıştı.
Farklı illerden yapılan suç duyuruları Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nda birleştirilmiş, aralarında dönemin Kızılay Başkanı Kerem Kınık ve mevcut Kızılay Başkanı Fatma Meriç Yılmaz’ın da bulunduğu toplam 19 kişi, soruşturma dosyasına “şüpheli” sıfatıyla girmişti.
Soruşturma süreci, karar aşamasına gelmeden önce uzun süre yetki tartışmaları ile gündeme geldi. Dosya, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın verdiği yetkisizlik kararı üzerine Ankara Batı Adliyesi’ne gönderildi. Buradan da İstanbul Anadolu Adliyesi’ne sevk edilen dosya, yaşanan yetki uyuşmazlığının çözülmesinin ardından tekrar Ankara’ya iade edildi.
Bu süreçte herhangi bir şüphelinin ifadesine başvurulmadığı, dosyanın esasına ilişkin kapsamlı bir sorgulama yapılmadığı da soruşturma evraklarına yansıdı.
BirGün gazetesi yazarı İsmail Arı’nın haberine göre, savcılık tarafından görevlendirilen mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan 28 sayfalık raporda, Kızılay’ın çadır satışı yaptığı resmen doğrulandı. Bilirkişi raporunda, satış işlemlerinin gerçekleştiği açıkça ortaya konulmasına rağmen, savcılık bu tespiti suçun oluştuğu yönünde değerlendirmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 29 Aralık 2025 tarihli kararında, yapılan incelemelerde herhangi bir kamu zararının tespit edilmediğini ve isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığını belirterek dosya hakkında “kovuşturmaya yer olmadığına” hükmetti.
Savcılığın verdiği takipsizlik kararında dikkat çeken bir diğer husus ise, kararın suç duyurusunda bulunan kişi ve kurumlara tebliğ edilmemesi yönündeki hüküm oldu. Bu kararla birlikte, Kızılay yöneticilerinin deprem dönemindeki çadır satışları nedeniyle yargılanmalarının önü tamamen kapatılmış oldu.
Deprem felaketinin ardından yürütülen bu soruşturmanın, tek bir yönetici ifadesi alınmadan kapatılması; yargı süreçleri, kamu yararı, afet dönemlerinde kamu kurumlarının sorumluluğu ve hesap verebilirlik başlıkları altında yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.
15675,15%1
43,35% 0,24
50,94% 0,05
6908,09% 1,04
10946,16% 0,00