İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın “Cumhuriyet tarihinin en büyük narko operasyonu” olarak kamuoyuna duyurduğu İzmir merkezli dev operasyonda büyük bir skandal yaşandığı ortaya çıktı. 14 ilde, 608 ayrı adrese eş zamanlı düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 641 şüpheliden 9’unun, gözaltındayken firar ettiği belirlendi.
Bakan Yerlikaya’nın paylaştığı bilgilere göre operasyon; 4 bin 500 polis, 956 ekip ve 8 özel eğitimli narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla gerçekleştirildi. Ancak bu dev organizasyon, güvenlik zafiyeti iddialarıyla tartışmaya açıldı.
Gazeteci Tolga Şardan’ın T24’te yayımlanan köşe yazısında aktardığı bilgilere göre, “Narkokapan” adı verilen operasyonda gözaltına alınan 9 şüpheli, adli süreç devam ederken firar etti. Kaçan şüphelilerden sekizi daha sonra yakalanırken, bir kişinin hâlen firari olduğu ve arama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.
Operasyonun en dikkat çekici ayrıntılarından biri ise İzmir Emniyeti’nin fiziki yetersizliği oldu. Kentte yeterli sayıda nezarethane bulunmaması nedeniyle, 300’den fazla şüphelinin İzmir’deki Rüştü Ünsal Polis Meslek Yüksekokulu’nun (PMYO) spor salonunda gözaltında tutulduğu ortaya çıktı.
Narkotik Suçlarla Mücadele Şube ekipleri tarafından yakalanan şüpheliler, ön işlemlerin ardından PMYO’ya teslim edildi. Ancak burada güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğu, gözaltı sürecinde okul personelinin görev aldığı ve kontrol mekanizmasının zayıf kaldığı ifade edildi.
Şardan’ın aktardığı bilgilere göre, savcılık talimatıyla yürütülen adli işlemler sırasında yapılan sayımda, sekiz şüphelinin PMYO’dan kimse fark etmeden kaçtığı tespit edildi. Ayrıca bir şüphelinin de adliyeden firar ederek izini kaybettirdiği belirtildi.
Firarla birlikte emniyet birimleri bu kez şüphelilerin peşine düştü. Kaçanlardan sekizi yakalanırken, dokuzuncu şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor.
Yaşanan skandalın ardından İzmir Emniyeti hakkında idari soruşturma başlatıldı. Olay, “tarihi” olarak nitelendirilen operasyonun organizasyonu ve güvenlik planlaması konusunda ciddi soru işaretleri doğurdu.
Tolga Şardan yazısında şu soruları gündeme taşıdı:
Bu denli büyük bir operasyon planlanırken neden diğer adli kolluk birimlerinden destek alınmadı?
İzmir Emniyeti personelinin uzun süredir dile getirdiği ağır çalışma koşulları, bu firarda etkili oldu mu?
Cumhuriyet tarihinin en büyük narko operasyonu olarak lanse edilen baskın, sonuçları kadar ortaya çıkan güvenlik zaaflarıyla da hafızalara kazındı. Kamuoyunda şimdi yanıt bekleyen soru net:
Bu ölçekte bir operasyonda gözaltındaki şüpheliler nasıl firar edebildi?
16001,32%1,2
43,38% 0,10
51,55% 0,04
7090,54% 0,64
11647,77% 0,00