CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, 15 bin öğretmen atamasının yetersiz olduğunu belirterek, “Siz öyle bir iktidarsınız ki, yeryüzüne sizin kadar ikiyüzlü bir iktidar gelmemiştir. Bu ülkenin gençlerine, sayılarını 68 binden 1 milyona dayadığınız atanmayan gençlere 1 Nisan 2023’te Recep Tayyip Erdoğan çıkıp dedi ki ‘mülakatı kaldırdık.’ 12 Mayıs 2023’te dönemin bakanı Mahmut Özer’e soruldu, ‘mülakatı kaldırdık’ dedi. Peki seçimden sonra ne oldu? Oylarını istedikleri bu genç seçmenlerin yüzlerine baka baka, utanmadan ‘mülakat gibi mülakat yapacağız’ diyerek, 22 yıldır da torpille yaptıklarını itiraf ederek mülakatı tekrar geri getirdiler” dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 15 bin öğretmen atamasının ihtiyacı karşılamadığı gerekçesiyle, öğretmen adayları Milli Eğitim Bakanlığı önünde bir araya gelerek tepki gösterdi.
Öğretmenlere destek vermek için eyleme katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ ve CHP İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt açıklamalarda bulundu.
Suat Özçağdaş, şunları söyledi:
“Bugün itibarıyla Türkiye’de 200 binin üzerinde kadro açığı vardır, 100 bini ücretli öğretmendir. İlk etapta bunun alınması gerekmektedir. Bunu başarmanız gerekiyor. Tasarrufu öğretmenlerden yapmayacaksınız. Öğretmen odalarındaki su ısıtıcılarının fişini çekemeziniz. Taşımalı eğitimdeki kız çocuklarının okula ulaşmasını engelleyerek tasarruf edemezsiniz. Öğretmen atamalarını engelleyerek tasarruf edemezsiniz.
“Siz kiminle dalga geçiyorusunuz”
15 bin atamanız yetersiz olduğu gibi, aynı zamanda bu 15 binin içindeki kadro dağılımı da yanlış. Bu branşların her birisi değerli. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelini, hiçbir bilimsel temeli olmayan modeli anlatırken Türk Dili’nin en önemli alan olduğunu söylüyorsunuz, Türk Dili ve Edebiyatı’na 29 tane kadro veriyorusnuz. Siz kiminle dalga geçiyorusunuz?
“22 yıldır da torpille yaptıklarını itiraf ederek mülakatı tekrar geri getirdiler”
Siz, öyle bir iktidarsınız ki yeryüzüne sizin kadar ikiyüzlü bir iktidar gelmemiştir. Bu ülkenin gençlerine, sayılarını 68 binden 1 milyona dayadığınız atanmayan gençlere 1 Nisan 2023’te Recep Tayyip Erdoğan çıkıp dedi ki ‘mülakatı kaldırdık.’ 12 Mayıs 2023’te dönemin bakanı Mahmut Özer’e soruldu, ‘mülakatı kaldırdık’ dedi. Peki seçimden sonra ne oldu? Oylarını istedikleri bu genç seçmenlerin yüzlerine baka baka, utanmadan ‘mülakat gibi mülakat yapacağız’ diyerek, 22 yıldır da torpille yaptıklarını itiraf ederek mülakatı tekrar geri getirdiler. Kendilerine bu mülakatın objektif bir biçimde yapılamayacağını burada ve her platformda defalarca söyledim.
Ne söylediyse tersini yapan bir iktidarla karşı karşıyayız. Bu ülkenin bir önceki Milli Eğitim Bakanı, bu ülkenin gözünün içine baka baka ‘her 100 öğrencisi olan okula 1 rehber öğretmen atıyoruz, gönderdim Külliye’ye’ dedi, bugün tablo ortada. Atanan sayısı da ortada.
“Halen kamuoyunu kandırıyorsunuz”
Öğretmenlik Meslek Kanunu ile, proje okullarla hiçbir kritere dayanmadan, öğrencilerin tam puanla girdikleri, 100 binlerce öğrencinin yarışarak girdiği proje okullarda onun yeğeni, diğerinin eşiyle kadroları doldurdunuz. Yandaş müdürlerinizle, yandaş sendikalarınızla, AKP ilçe ve il teşkilatlarınızla proje okullarındaki faciayı yarattınız. Halen kamuoyunu kandırıyorsunuz. Çünkü 8 Nisan’da proje okullarını ilan ettiniz, 10 Nisan’da Talim Terbiye Kurulu farklı bir norm kararı verdiği için şimdi resen atamaları durdurmak zorunda kaldınız.
“Bütün öğretmenlerin feryadını duyun”
Sayın Cumhurbaşkanı, bu ülkeyi yönetmenizi bekliyoruz. Köylüler size sesleniyor; ‘turpla şalgamla değil, adalet ile hukuk ile’ diyor. Öğretmenler sesleniyor, ‘adaletle yönetin’ diyor. Bu öğretmenlere ne söz verdiyseniz yapın. Bu ülkenin öğretmen ihtiyacını adaletli, mülakatsız, analarının ak sütü gibi helal ettikleri KPSS puanlarıyla alın, kadroları doldurun. Bütün öğretmenlerin feryadını duyun.”
Muharrem İnce de yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:
“Bu ülkenin evlatlarına hakları olan iki şey verilemiyor, bir, çocuklarımız iyi beslenemiyor çünkü tarım politikaları iflas etti. İki, çocuklarımız iyi eğitim alamıyor çünkü eğitim, siyasallaşmanın ve çatışmanın odağı haline geldi. Eğer bugün bu ülkede öğretmenler, ücretli öğretmenler, sözleşmeli öğretmenler, atanamayan öğretmenler diye dörde ayrılmışsa, bu ülkenin geleceğinden söz edemezsiniz. Sokaklarımız mülteci dolu, tarımımız iflas etti, sanayide, hukukta sorunlarımız var, özgürlük sorunlarımız var ama hepsşnden önemlisi gelecek sorunlarımız var.
“Bu ülkede 500 bin atanamamış öğretmen var”
Eğer bugün bu ülkede 500 bine yakın öğretmen atanamamışsa ve okullarımızda 100 bin öğretmen açığı varsa, ortada bir ciddi problem var demektir. Burada iki kesimi suçlayacağım. Bir, benim neslimi suçlayacağım. Ben 1986 mezunuyum. Öğretmenlik sınavı 1985’te başladı. Ondan önce mezun olan herkesin ataması yapılıyordu. 1985’te bu iş başladığında, biz sizin abileriniz olarak bu işe yeterince karşı çıkmadık. Bugün bu noktaya geldik. Birinci kısmında biz suçluyuz. İkinci kısmında da siz suçlusunuz. Bu ülkede 500 bin atanamamış öğretmen var. Burayı yıkmamışsınız bugün. Yeri göğü inletmemişsiniz. 300-500 cesur kardeşim gelmiş. Bu ülkede şu anda eğitim fakültelerinde okuyan öğrenci sayısı 719 bindir. Yani birkaç sene sonra atanamamış öğretmen sayısı milyonu bulacak.
“Sizin adaletiniz bu mu”
Bir başka adaletsizlik daha var. Biyoloji’ye 27, Fizik’e 61, Matematik’e 117, Edebiyat’a 29, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi’ne bin 802... İktidara sesleniyorum; sizin adaletiniz bu mu? Eğer böyle yaparsanız, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri de aç kalır, Biyoloji öğretmenleri de aç kalır, AKP’liler de aç kalır, hepimiz aç kalırız. AKP’den önce kitaplar parayla, okullar ücretsizdi. Şimdi kitaplar ücretsiz, okullar parayla. Bir şey daha değişti bu dönemde; çocuklar, öğrenciler, öğretmenler hepsi sınavla bir yerlere giriyor ama Milli Eğitim’in yöneticileri torpille bir yerlere giriyor.”
“Milli Eğitim’in başında, gençlere ‘vandal’ diyen, bir ruhsuz var”
Cemal Enginyurt ise şöyle konuştu:
“Bugün gençler, öğretmenler Milli Eğitim Bakanlığı’nın önüne geldiler. ‘Mülakat kalksın’ diyorlar. Ama Milli Eğitim’in başında Cihannüma Vakfı’nın Genel Başkanı, cemaatler ve tarikatlara ‘STK’ diyerek 45 erkek çocuğuna tecavüz eden Ensar’dan hayır bekleyen bir hayırsız var. Milli Eğitim’in başında, gençlere ‘vandal’ diyen, ‘elinde baltalarla dolaşıyor’ diyen ama bu gençlerin dünyasından habersiz bir ruhsuz var. Milli Eğitim’in başında Saray’daki ağabeyine yaranarak, Haziran ayında Bakanlar Kurulu değişirse değişmemek için zulüm yapan bir Yusuf Tekin var. İnşallah bu zulüm sona erecek. Bu gençlerin geleceği aydınlanacak.
“Sadece Yusuf Tekin değil, Erdoğan da istifa etmeli, Türkiye kurtulmalı”
Rize’de KPSS’de 96 puan alan Mert çocuğumuz intihar etti, bunlardan ses çıkmıyor. Gençlerin hayatı karardı, bunlardan ses çıkmıyor. Öğretmenler üç harfli marketlerde çalışıyor, bunlardan ses çıkmıyor. Yaptıkları tek şey var; yandaşlarını işe yerleştirmek, torpil yapmak. Torpil listelerini de utanmadan yayınlamak. Dolayısıyla gençlerin sorunları Türkiye’nin sorunudur. Gençleri tanımayan, anlamayan, onların ruhlarından haberdar olmayan bir iktidar var. 25 yıldır ülkeyi Recep Tayyip Erdoğan yönetiyor. Sayın Erdoğan, senden başka Başbakan görmeyen, senden başka Cumhurbaşkanı görmeyen bu gençler eğer bugün hak arıyorlarsa zalim de, zulüm de senin iktidarındır. Son söz olarak diyorum ki, sadece Yusuf Tekin değil, Erdoğan da istifa etmeli, Türkiye kurtulmalı.”
“Bir haksızlık ve hukuksuzlukla karşı karşıyayız”
Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ ise Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenerek, şunları söyledi:
“Bir haksızlık ve hukuksuzlukla karşı karşıyayız. Devletler iki şeyde ön plana çıkar, kültür hayatlarıyla ve eğitim hayatlarıyla. İkisinde de başarısız olan bir iktidarla karşı karşıyayız. Eğer ‘din’ diyorlarsa liyakat ve adaletten ayrılmayarak Hz. Muhammed’in yolundan gidecekler. Eğer ‘din’ demiyorlarsa, dünyanın neresinde böyle bir ucube sistem var, nersinde böyle bir adaletsizlik var? Kaldırın ücretli öğretmenliği. Bir tane öğretmen olur. O da kadrolu öğretmendir. Her yerde aynı maaşı alırlar.
“Öğretmenlik kadrolarına kendi insanlarını yerleştirmek istiyorlar”
Milli Eğitim Bakanı, ücretli öğretmenliği kaldır. Gençler puanlarına göre atansınlar. Öğretmenlik Mesleği Kanunu çıkarttılar. Göreceksiniz bundan sonra kendi partilerine daha çok yakın kim varsa onları o akademilerden mezun edecekler ve sadece onları almaya çalışacaklar. Öğretmenlik kadrolarına kendi insanlarını yerleştirmek istiyorlar.
İstisnai kadroda kendi adamlarınızı alıyorsunuz. Örnek vereceğim; dört dönem milletvekilliği yapan biri şimdi rektör. Onun kızını sınavsız, Meclis’e aldı Numan Kurtulmuş. Hani adalet, hani liyakat, hani İslam, hani Allah nerede? Türkiye’de hak verilmez, alınır. Meşru, hukuki ve ahlaki zeminlerde mücadelenize devam edin.”
"Bakanlık artık öğretmenlere yol oldu"
Eğitim-İş Sendikası Genel Sekreteri Seher Ergin de “Ne yazık ki 23 yıllık AKP iktidarı döneminde tüm Bakanlıklar eliyle Bakanlık artık öğretmenlere yol oldu. Gün geçmiyor ki biz burada bir basın açıklamasına katılmayalım. Gün geçmiyor ki biz burada bir mağduriyeti haykırmayalım. Ne yazık ki ücretli, sözleşmeli, kadrolu, atanmayan öğretmenlirimiz, baş öğretmenlerimiz, uzman öğretmenlerimiz... Artık öğretmenin çeşit çeşit sınıflara ayrıldığı bir dönemden geçiyoruz” diye konuştu.
9405,54%0,95
38,21% 0,28
44,06% 1,38
4196,66% 2,95
6784,14% 2,54