Büyükşehirlerin yoğunluğundan uzaklaşıp kırsalda kendi toprağında yaşam kurmak isteyenler için "tarlaya ev" hayali giderek daha zor bir sürece dönüşüyor. Tarım arazilerine yönelik imar kuralları, özellikle küçük parsel sahipleri açısından ciddi sınırlamalar getirirken, uygulamadaki denetimler bu süreci daha da çetin hale getiriyor.
Mevcut düzenlemelere göre bir tarım arazisine konut yapılabilmesi için parselin en az 5 bin metrekare olması gerekiyor. Bu sınırın altında kalan arazilerde yapılaşmaya izin verilmemesi, küçük ölçekli arazi sahiplerinin planlarını doğrudan etkiliyor. Ayrıca parselin kadastral yola cepheli olması şartı aranırken, uygulamada çoğu yerde en az 25 metre cephe koşulu da devreye giriyor.
Yapılaşma hakkı ise oldukça sınırlı tutuluyor. İnşa edilecek yapı, arsanın yalnızca yüzde 5'i kadar olabiliyor ve toplamda 250 metrekareyi kesinlikle aşamıyor. Üstelik bu sınıra müştemilatlar da dahil ediliyor. Prefabrik evler ve tiny house gibi alternatif konut çözümleri de aynı kurallara tabi.
YÖNETMELİK NE DİYOR? MADDE 63'TE NET SINIRLAR
Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 63. maddesi, tarım arazilerine yapılabilecek yapılar için şartları açık şekilde ortaya koyuyor. Buna göre iskan dışı tarım arazilerinde bağ veya sayfiye evi yapılabilmesi için:
Yapılaşma süreci yalnızca bu teknik sınırlarla da bitmiyor. Ruhsat alınması, zemin etüdü yapılması ve Tarım ve Orman İl Müdürlüğü'nden uygun görüş alınması zorunluluğu, hem maliyetleri artırıyor hem de süreci uzatıyor.
Öte yandan, AKP'nin Meclis'e sunduğu torba yasa teklifiyle tarım arazilerinin parçalanmasına yol açan "hobi bahçeleri" için de yeni bir dönem başlıyor. Düzenleme kapsamında tarım dışı kullanılan alanlara 100 bin TL'ye varan idari para cezaları uygulanması öngörülüyor.
Teklifte ayrıca kooperatifler aracılığıyla yapılan arazi alımlarına sınırlama getirilmesi planlanıyor. Amaç, verimli tarım arazilerinin bölünmesini önlemek ve kaçak yapılaşmanın önüne geçmek olarak ifade ediliyor. Yetkililer, bu adımın gıda güvenliği açısından kritik olduğunu vurguluyor.
HATAY'DA DENETİMLER ARTTI, YAPTIRIMLAR SERTLEŞTİ
Deprem felaketinin ardından Hatay'da yapılaşmaya yönelik denetimler belirgin şekilde artırıldı. Özellikle Amik Ovası gibi birinci sınıf tarım arazilerinin bulunduğu bölgelerde, ruhsatsız ya da yönetmeliğe aykırı yapılara karşı sıfır tolerans uygulanıyor. Hatay Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri, zemin etütlerinden ruhsat süreçlerine kadar her aşamada daha sıkı kontrol yürütürken, mühürleme ve yıkım kararlarının arttığı görülüyor.
Bu durum, deprem sonrası barınma ihtiyacının hâlâ yüksek olduğu bölgede tartışmaları beraberinde getiriyor. Kendi arazisine küçük bir ev yapmak isteyen birçok yurttaş, mevcut kurallar nedeniyle bu imkândan yararlanamadığını dile getiriyor.
RUHSATSIZ YAPANA CEZA VE YIKIM RİSKİ
Uzmanlara göre yönetmeliğe aykırı şekilde yapılaşmaya yönelenler ciddi yaptırımlarla karşı karşıya kalıyor. Ruhsatsız yapılar için idari para cezaları uygulanırken, mühürleme ve yıkım kararları da devreye giriyor. Bu nedenle "tarlaya ev" hayali kuranlar için süreç artık yalnızca zor değil; aynı zamanda dikkatle yürütülmesi gereken, maliyetli ve riskli bir yol haline gelmiş durumda.