Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin yaklaşık 15 yıl sonra yeniden yürütülen soruşturmada yeni gelişmeler yaşandı. Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011’de hayatını kaybettiği güne ait olduğu belirtilen koğuş güvenlik kamerası görüntüleri soruşturma dosyasına girdi. Görüntülerde Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur’un da hareketleri yer alıyor. Görüntülerin soruşturma kapsamında incelendiği bildirildi.
Dosyaya giren görüntülerde, Kozinoğlu’nun yürüyüş yaptığı sırada koğuşun ortak alanındaki ışıkların yaklaşık 14 dakika boyunca kapalı kaldığı ve ortamın loş hale geldiği görülüyor.
Yayımlanan görüntülere ilişkin haberlerde, Hasan Atilla Uğur’un ışıkları kapattığı ve yaklaşık 14 dakika sonra yeniden açtığının belirtildiği aktarıldı.
Savcılığın da söz konusu görüntüleri incelemeye aldığı bildirildi.
Görüntülerdeki dikkat çeken bir diğer ayrıntının ise Kozinoğlu’nun rahatsızlanarak hastaneye götürülmesinin ardından yaşandığı belirtildi.
Kayıtlarda Hasan Atilla Uğur’un, Kozinoğlu’nun kahve içtiği belirtilen bardağı yıkadığı görülüyor. Hasan Ataman Yıldırım’ın elinde ise henüz ne olduğu belirlenemeyen beyaz bir nesnenin bulunduğu görüntülere yansıyor.
Savcılık, Kozinoğlu’nun rahatsızlandığı sırada koğuşta yaşananları, yapılan müdahaleleri ve ölümünde üçüncü kişilerin etkisinin bulunup bulunmadığını araştırıyor.
Dosyadaki bilgilere göre Kozinoğlu 17.56 sıralarında rahatsızlandı. Koğuş arkadaşlarının yaklaşık 12 dakika sonra acil yardım butonuna bastığı belirtildi. Kozinoğlu’na verildiği belirtilen dil altı hapının ölüm üzerinde etkisinin bulunup bulunmadığı da soruşturulan başlıklar arasında yer alıyor.
Soruşturma kapsamında Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşları Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım gözaltına alındı.
Savcılık işlemlerinin ardından iki isim, “kasten öldürme” suçlamasıyla Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Savcılık, yaşları ve sağlık durumlarını dikkate alarak iki isim hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol uygulanmasını talep etti.
Sulh Ceza Hakimliği, Uğur ve Yıldırım hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol kararı verdi.
Hasan Atilla Uğur, adliye çıkışında soruşturmanın sonuçlandırılmasını kendisinin de istediğini belirterek, “Bu soruşturmanın en ciddi şekilde neticelenmesini gönülden arzu eden ve bu konuda kitaplar yazan, televizyon programlarında söyleyen bir emekli Türk subayıyım. Bu soruşturmanın açılmasını çok değerli ve önemli buluyorum” dedi.
Soruşturmanın diğer iki şüphelisi ise olay tarihinde görev yapan dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan oldu.
İşgören’in Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin önceki soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararı verdiği, Necip Doğan’ın ise olay tarihinde cezaevi savcısı olarak görev yaptığı ve olay yeri incelemesine katıldığı belirtildi.
Her iki ismin daha sonra FETÖ kapsamında meslekten ihraç edildiği kaydedildi.
İşgören ve Doğan, savcılık ifadelerinin ardından “suç örgütüne üye olma” suçlamasıyla tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi.
Sulh Ceza Hakimliği, Ali İşgören ve Necip Doğan’ın tutuklanmasına karar verdi.
Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunan eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu, 12 Kasım 2011’de Silivri 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda rahatsızlandı.
Hastaneye sevk edilen Kozinoğlu, yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
Yeniden yürütülen soruşturmada Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla mezarının açılarak yeniden inceleme yapılmasına da karar verilmişti.
Soruşturma kapsamında koğuş görüntülerinin yanı sıra Kozinoğlu’nun rahatsızlandığı sırada yaşananlar ve koğuşta yapılan müdahaleler de araştırılıyor.