Küresel siyasetin ve diplomasinin merkezi İsviçre, ABD ile İran arasında tırmanan askeri gerilimde kritik bir rol üstlenerek Washington'un operasyonel taleplerine set çekti. İsviçre Federal Konseyi, ABD'nin İran'a yönelik planladığı askeri keşif uçuşları için yaptığı başvuruları resmen reddettiğini duyurdu. Bern yönetiminin bu hamlesi, uluslararası kamuoyunda "tarafsızlık ilkesinin tavizsiz uygulanması" olarak değerlendiriliyor.
Federal Konsey tarafından yapılan resmi açıklamada, ABD askeri uçaklarının çeşitli üslere yönelik uçuş taleplerinin incelendiği ve bu kapsamda sunulan 2 adet keşif uçuşu talebinin uygun görülmediği belirtildi. Ret kararının temel dayanağı olarak "tarafsızlık hukuku" işaret edildi.
Açıklamada, İsviçre'nin egemenlik hakları ve uluslararası hukuktan doğan yükümlülükleri uyarınca, devam eden bir çatışmanın askeri parçası sayılabilecek faaliyetlere izin verilmeyeceği vurgulandı. Öte yandan, çatışma kapsamı dışında kalan bir bakım uçuşu ile lojistik amaçlı nakliye uçaklarının üstten geçiş taleplerinin ise onaylandığı bildirildi.
ABD ve İsrail'in İran'ı hedef almaya başladığı 28 Şubat tarihinden bu yana bölgede tansiyon düşmezken, İsviçre'nin bu süreçteki kararlı tutumu dikkat çekiyor. Federal Konsey, saldırıların sürdüğü bu hassas dönemde ABD, İsrail ve İran arasındaki ilişkilerde "tarafsızlık statüsünün" korunacağını ve hava sahasının askeri amaçlarla kullandırılmayacağını net bir dille ifade etti.
Gelecekteki başvurular için de kesin standartlar belirleyen Konsey, şu kriterleri kamuoyuyla paylaştı:
İsviçre'nin bu kararı, özellikle ABD'nin bölgedeki operasyonel kabiliyetine dair Avrupa üzerinden lojistik bir sınır çekmiş oldu. Federal Konsey, ABD devlet uçakları için tanınan yıllık izinlerin "savaş ve operasyonel keşif" faaliyetlerini kapsamadığını belirterek, egemenlik haklarından taviz verilmeyeceğinin altını çizdi.