CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in gündeme taşıdığı mal varlığı ve "tapu" iddiaları siyasetin ana başlıklarından biri olmaya devam ederken, Akın Gürlek'in uzun süredir devam eden sessizliğine ilişkin dikkat çeken bir açıklama gündeme geldi.
AKP'li Şamil Tayyar, katıldığı televizyon programında Gürlek ile yaptığı görüşmeyi aktararak, Bakan'ın neden kamuoyuna yanıt vermediğini açıkladı.
Tayyar'ın aktardığına göre Gürlek, sessizliğinin gerekçesini doğrudan Recep Tayyip Erdoğan'ın verdiği bir talimata bağladı. Gürlek'in, "Sayın Cumhurbaşkanımızın bana bir talimatı var. 'İşine odaklan, polemiğe girme, Özgür Özel'i fazla ciddiye alma' dedi" ifadelerini kullandığı öne sürüldü.
Söz konusu açıklama, siyasi kulislerde yeni bir tartışmanın fitilini ateşlerken, kamuoyunda da geniş yankı buldu.
Öte yandan, MHP'ye yakınlığıyla bilinen Türkgün gazetesinin başyazarı ve Devlet Bahçeli'nin danışmanı Yıldıray Çiçek de daha önce kaleme aldığı yazıda Gürlek'e çağrı yaparak, iddialara ilişkin kapsamlı bir açıklama yapılması gerektiğini ifade etmişti.
Gürlek'in açıklamalarında, kendi yargı geçmişine de vurgu yaptığı belirtildi. "Ben hakimlikten gelen biriyim. Ancak şu anda siyasi bir görev icra ediyorum" ifadelerini kullandığı aktarılan Gürlek'in, isterse sert bir siyasi polemiğe girebileceğini ancak tercihinin bu yönde olmadığı yönünde değerlendirmede bulunduğu kaydedildi.
Süreç yalnızca siyasi polemikle sınırlı kalmadı. Akın Gürlek'in, Özgür Özel hakkında 1 milyon liralık manevi tazminat davası açtığı da açıklandı. Ayrıca daha önce açılan 150 bin liralık bir davanın sonuçlandığı ve bu tutarın AFAD'a bağışlandığı ifade edildi.
Mal varlığı tartışmaları kapsamında Gürlek'in dört taşınmazı bulunduğunu belirttiği ve bu taşınmazların toplam değerinin 40 milyon lirayı aşmadığını savunduğu aktarıldı. Söz konusu taşınmazların küçük metrekareli konutlardan oluştuğu ifade edildi.
Öte yandan, Özgür Özel tarafından gündeme getirilen iddialar kapsamında bazı belgelerin kamuoyuyla paylaşıldığı, tartışmanın farklı başlıklarla büyümeye devam ettiği görülüyor.
Yaşanan gelişmeler, siyaset sahnesinde yeni bir polemik alanı oluştururken, sürecin hem hukuki hem de siyasi boyutlarıyla önümüzdeki günlerde de gündemde kalması bekleniyor.