AYM Başkanı Kadir Özkaya; Demirtaş hakkında verilen AİHM kararları, Can Atalay dosyası ve HDP kapatma davasına ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Özkaya, davada teknik olarak sona yaklaşıldığını ve değerlendirme sürecinin başlayabileceğini söyledi.Özkaya, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, milletvekilliği tartışmalarıyla gündeme gelen Can Atalay, kapatma davası süren HDP ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmasına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Ankara Gölbaşı'nda bulunan Vilayetler Evi'nde basın mensuplarıyla iftarda bir araya gelen Özkaya, hem yüksek yargıdaki tartışmalı başlıklara hem de devam eden kritik davalara ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi.
Toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özkaya, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı, AİHM kararlarının uygulanması, HDP'nin kapatılması davasındaki son durum ve Can Atalay dosyası hakkında ayrıntılı açıklamalar yaptı.
Kadir Özkaya'ya, Türkiye Büyük Millet Meclisi Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporu bağlamında Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının uygulanmasıyla ilgili sorular yöneltildi.
Özkaya, bazı başlıkların TBMM'nin görev alanına girdiğini belirterek, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı konusunda Anayasa'nın 153. maddesinin açık olduğunu vurguladı. AİHM kararlarının uygulanmasına ilişkin düzenlemelerin ise Ceza Muhakemesi Kanunu ve İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yer aldığını ifade etti.
Açıklamasında sistemsel bir sorun olmadığı görüşünü dile getiren Özkaya, çok sayıda ihlal kararının gereğinin yerine getirildiğini, henüz uygulanma süreci devam eden kararların da bulunduğunu söyledi. Bu durumun genel çerçevede büyük bir sistem sorunu olmadığına işaret ettiğini belirtti.
Özkaya ayrıca bireysel başvuru sisteminin Türk hukuk düzenine kazandırılmasının gerekçesine değinerek, bireysel başvurunun yalnızca kesinleşmiş kararlar üzerinden yapılabildiğini ve Anayasa Mahkemesi'nin bu başvurularda temel hak ihlallerine odaklandığını anlattı.
AYM Başkanı, Anayasa'nın nihai yorumlama yetkisinin Anayasa Mahkemesi'ne ait olduğunu belirterek, farklı yargı mercilerinin yorumlarıyla çelişen durumlarda AYM'nin yorumunun geçerli olacağını ifade etti.
Bireysel başvuru ile kanun yolu şikâyeti arasındaki ayrımın teknik bir konu olduğunu belirten Özkaya, anayasal haklara temas eden durumların bireysel başvuru kapsamında incelendiğini söyledi.
Özkaya'ya göre yargı organlarının tamamı kararlarında Anayasa'yı gözetmek durumunda. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi'nin rolü, nihai yorum mercii olarak temel hak ihlallerini değerlendirmek şeklinde ortaya çıkıyor.
HDP hakkında açılan kapatma davasına ilişkin soruya yanıt veren Özkaya, dosyanın kapsamının oldukça geniş olduğunu vurguladı. İddianamenin yüzlerce sayfa olduğunu, çok sayıda klasör ve dijital materyal bulunduğunu belirten Özkaya, davada yüzlerce kişiyle ilgili yasak talebinin yer aldığını ifade etti.
Dosyada 4 raportör görevlendirildiğini söyleyen Özkaya, davanın teknik olarak tamamlanma aşamasına yaklaştığını belirtti. Açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı:
"Teknik anlamda dosyada sona gelindiğini söyleyebiliriz. Yani tamamlanma sürecine yaklaşılmış durumda. Anayasa Mahkemesi tarafından esas incelemesine başlanmasına gelme durumunda. Çok uzun zaman almadan değerlendirme yapılabilecektir."
Bu açıklama, uzun süredir kamuoyunun gündeminde olan davada karar sürecinin yaklaştığı şeklinde yorumlandı.
Basın toplantısında, Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında yaptığı suç duyurusuna ilişkin sorular da yöneltildi.
Kadir Özkaya, söz konusu sürecin kararın alınmasıyla sınırlı kaldığını ve sonrasında yeni bir gelişme yaşanmadığını ifade etti. Anayasa Mahkemesi'nin bu konuda ayrıca bir tutum almadığını belirtti.
Özkaya, Can Atalay'ın milletvekilliği statüsüne ilişkin soruya da yanıt verdi. Anayasa Mahkemesi'nin bu konuda üç karar verdiğini hatırlatan Özkaya, bu kararlardan ikisinde milletvekili sıfatı devam ettiği sürece yargılamanın durması gerektiği yönünde görüş ortaya konulduğunu söyledi.
Bu iki kararın altında imzası bulunduğunu belirten Özkaya, üçüncü kararda ise teknik nedenlerle karşı oy kullandığını ifade etti. Açıklamasında, Anayasa'nın ilgili maddeleri çerçevesinde değerlendirme yaptığını vurguladı.
Selahattin Demirtaş hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından verilen ihlal kararlarına ilişkin soruya yanıt veren Özkaya, Anayasa Mahkemesi'nin bu süreçteki rolünü de anlattı.
Özkaya, AYM'nin AİHM kararlarının uygulanıp uygulanmadığına ilişkin yapılan başvuruları inceleyebildiğini ancak bu kararların yerine getirilmesini sağlama yetkisine sahip olmadığını belirtti. Bu konudaki yorumların farklı şekillerde yapılabildiğini ifade eden Özkaya, değerlendirmelerin en sağlıklı şekilde mahkeme kararları üzerinden yapılması gerektiğini söyledi.
Toplantıda Anayasa Mahkemesi'nde yapay zekâ kullanımıyla ilgili de bilgi verildi. Kadir Özkaya, 2026 yılının Eylül ayı itibarıyla yapay zekanın devreye alınmasının hedeflendiğini açıkladı.
İlk aşamada bireysel başvuru dosyalarının okunması, özetlenmesi ve kategorize edilmesinde yapay zekadan yararlanılacağını belirten Özkaya, bu sistemin hukuki karar vermeyecek şekilde yalnızca raportörlere yardımcı olacağını söyledi.
İkinci aşamada ise benzer kararların analiz edilmesi ve dosyaların sınıflandırılmasında yapay zekanın destek sağlayabileceğini ifade etti.