Tarih: 03.03.2026 17:10

“TÜRKİYE’YE SALDIRI OLUR MU?” SORULDU, HAKAN FİDAN NET YANIT VERDİ

Facebook Twitter Linked-in

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle iftar programında bir araya geldi. Fidan, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı savaşın gidişatına, bölgesel etkilerine ve Türkiye'nin tutumuna ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

İran'ın, İsrail ve ABD'nin saldırıları nedeniyle komşu ülkelerdeki ABD üslerine füzeler göndermesi sonrası Türkiye'nin de benzer bir saldırıya maruz kalabileceği ihtimali gündeme geldi.

Bu soruya yanıt veren Hakan Fidan şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye'ye yönelik saldırı ihtimali hakkında ise 'İran konusundan bağımsız olarak konuşuyorum: Türkiye kendini her zaman korur. Bunun için gerekli iradeye de yeteneğe de sahibiz.'"

Bölgesel Güvenlik Krizi Uyarısı

Fidan, yaşanan çatışmaların hem bölgeyi hem de küresel düzeni tehdit ettiğini belirtti.

"Gelişmeler, hem bölgemizin geleceğini hem de küresel istikrarı riske atabilecek nitelikte. İran'ın bölgedeki Arap ülkelerinde bulunan ABD üslerini doğrudan hedef alması, atılan adımların daha büyük bir bölgesel güvenlik krizine dönüşme ihtimalini artırıyor."

Hürmüz Boğazı'na da dikkat çeken Fidan şunları söyledi:

"Boğazın kapanması, küresel finans ve enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabilir. Bu da ABD'yi kısa sürede bir şekilde sonuç almaya zorlayabilir."

"Rejim Değişikliği Sonucu Görünmüyor"

İlk aşamada İran'ın vekil unsurlarında belirgin bir hareketlenme görülmediğini ifade eden Fidan, şu değerlendirmede bulundu:

"Ama Hizbullah tarafında bazı hareketlilikler oldu. İran halkı içinde, 'rejim değişikliği sonucunu doğuracak' ölçekte bir dalgalanma ise şu an için görünmüyor."

En Olumsuz Senaryoyu Açıkladı

Enerji riskine de değinen Fidan, İran'dan doğal gaz akışının kesilmesi ya da Körfez ülkelerinden enerji ithalatında aksama yaşanmasının küresel arz güvenliğini tehdit edebileceğini söyledi.

Fidan şu ifadeleri kullandı:

"Mevcut şartlarda en olumsuz senaryo şu: Çatışmanın tırmanarak sürmesi ve İran'la birlikte tüm bölgeyi içine çeken bir istikrarsızlık ortamının oluşması. Bunun yanında enerji boyutu var. İran'dan doğal gaz akışının kesilmesi ya da Körfez ülkelerinden enerji ithalatında ciddi bir aksama yaşanması, küresel ölçekte enerji arz güvenliği açısından önemli bir risk doğurabilir."

"Atılabilecek Tüm Adımları Hazırlıyoruz"

Türkiye'nin tüm boyutlarıyla hazırlık yaptığını vurgulayan Fidan şöyle konuştu:

"Bu meselenin askeri, güvenlik, siyasi, ekonomik ve enerji boyutlarını ayrı ayrı çalışıyoruz; olası senaryolara göre atılabilecek adımlar üzerinde hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Bizim temel isteğimiz, talebimiz net: Karşılıklı saldırılar bir an önce dursun ve yeniden diplomasiye dönülsün."

"İsrail Rejim Değişikliği İstiyor"

Fidan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun yaklaşımına da değindi.

"Netanyahu tabii ki İran diye bir tehdidin ortadan kalkmasını istiyor tamamıyla hem bugün için hem gelecek için. Tehdidi ne olarak tanımlıyordu, İran'ın sahip olduğu yetenekler olarak tanımlıyordu. Şimdi yeteneklerin de ötesine geçip rejimin kendisi olarak tanımlıyor. Rejim değişikliği hedefi var."

"Savaşın Başlangıcını Geciktirdik"

Savaşın önlenmesi için çaba gösterdiklerini belirten Fidan, şu ifadeleri kullandı:

"Savaş, bizim olmasın diye uğraştığımız husustu. Bunun mücadelesini verdik. Yaratıcı çözümler de sunduk açıkçası. Hatta savaşın başlangıcını geciktirmiş de olduk. Aslında savaş daha erken başlayacaktı, biz biraz daha geciktirmiş olduk bu çabalarla. Belki bir neticeye ulaşabilirdi ama eski yönteme dönmeyi tercih ettiler. Yine müzakerenin ortasında bu savaş başladı. İranlılar, müzakerenin ortasında savaş başlaması meselesini bir şekilde aslında diplomasinin ihanete uğraması olarak da nitelendiriyorlar. Bundan sonra ne olacağına ciddi şekilde bakmak lazım."

Fidan ayrıca İran'ın İsrail'e yönelik saldırı kapasitesine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu:

"Bence İsrail ve ABD, İran'ı ilerisi için de tehdit oluşturacak bir İran olmaktan çıkartmak isteyeceklerdir. Şimdi İran da maliyet üretmek için çaba harcıyor. O da Körfez'deki enerji hedeflerini bombalayarak şu anda maliyet üretiyor. Açıkçası bu maliyet ne kadar daha devam eder, ne olur ona bakacağız. Ama İran'ın beklediği cevap gelmeyecek gibi.

Ancak İran, füze ve dronlar ile İsrail'i gerçekten rahatsız edebilir, bunları ciddi bir şekilde kullanırsa."

İran'daki PKK Unsurlarına İlişkin Değerlendirme

Fidan, İran'daki PKK unsurlarına ilişkin de şu değerlendirmede bulundu:

"Şimdi bölgede birinci savaşta da buna benzer bir kıpırdanmanın emaresini görmüştük. Şimdi bir kımıldama olur mu olmaz mı, bunu yakından takip ediyoruz. Farklı çizgideki Kürt grupların bir araya gelerek bir ittifak kurduklarını, ortak açıklamalar yaptıklarını da görüyoruz.

PKK, özellikle bulundukları ülkelerdeki zayıflıklardan, bölünmüşlerden istifade eden bir yapı bütün terör örgütleri gibi.

Terörsüz Türkiye'yle alakalı özellikle şu anda Meclis'te devam eden bir süreç var, Komisyon raporunu tamamladı. Bundan sonra artık siyasi partilerin kendi aralarındaki uzlaşmaları, fikirleri, uyumları... Ne türden kararlar alacaklar?.. Yeni dönemde göreceğiz bakalım."

KKTC İçin Risk Değerlendirmesi

Fidan, İran'ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni hedef alma ihtimaliyle ilgili soruya da yanıt verdi:

"Kuzey Kıbrıs için çok fazla risk olduğunu düşünmüyorum an itibarıyla. Güney'de de riskin sınırlı olduğunu düşünüyorum, çok sınırlı. Sivil tesisler için çok fazla bir şey olmayabilir."

Diplomasi Trafiği Sürüyor

Gerginliğin azaltılması için yoğun temas yürüttüklerini belirten Fidan şu açıklamayı yaptı:

"Tüm muhataplarımızla gerekli girişimleri hassasiyetle sürdürüyoruz. Sükûnetin sağlanması ve yeniden bir barış ortamı oluşması için yoğun bir çaba içindeyiz."

Savaşın sona erme koşullarına ilişkin değerlendirmesinde ise şunları söyledi:

"Yani, savaş, en erken temel askeri kabiliyetlerin yok edilmesi veya etkisiz hale getirilmesiyle, en geç ise İran'da bir rejim değişikliğiyle sona erebilir."

İran'da 20 Bin Türk Vatandaşı Bulunuyor

Fidan, İran'da yaklaşık 20 bin Türk vatandaşı bulunduğunu açıkladı.

"Bir yandan diplomatik çözüm için temaslarımız sürüyor, bir yandan da çatışma bölgelerindeki vatandaşlarımızı yakından izliyoruz. Şu ana kadar olaylarda yaralanan ya da hayatını kaybeden herhangi bir vatandaşımız yok. İran'da, çifte vatandaşlar dâhil, yaklaşık 20 bin civarında vatandaşımız bulunuyor."

Sınır kapılarının açık olduğunu belirten Fidan, çağrı merkezlerinin 24 saat çalıştığını ifade etti.

Ayrıca, Dubai'de bulunan vatandaşların dönüşünde hava sahasının kapanması nedeniyle sorun yaşandığını ancak Suudi Arabistan hava sahasının açılmasıyla dönüşlerin başladığını söyledi.

İran'dan Göç Dalgası Gelir mi?

Fidan, savaş nedeniyle İran'dan Türkiye'ye göç dalgası ihtimali hakkında da konuştu:

"Biz geçen Haziran Savaşı'ndan itibaren Dışişleri'nin koordinasyonunda ilgili birimlerle koordine toplantısı yapıyoruz. İçişleri, AFAD, Kızılay, Savunma, MİT… Her türlü planlamayı yapıyoruz. Bu konuda halkımız müsterih olsun. Gerekli imkanlara ve planlamalara sahibiz.

Şu anda İran kendi vatandaşlarını sınırdan çıkarmıyor. Dolayısıyla İran'dan hiç kimse gelmiyor şu anda bize."

Gazze Sürecine Etkisi

Fidan, savaşın Gazze'yi olumsuz etkilediğini belirtti:

"İsrail Gazze'ye giriş çıkışları durduruyor. Vurulan ülkeler de bizim Gazze'de beraber çalıştığımız ülkeler. Suudi Arabistan, Katar, Mısır, Ürdün… Gündemleri değişiyor.

Filistin meselesinde her türlü platforma destek sağlama irademiz var. İnsani yardımlar baştan beri devam ediyor."

Avrupa Güvenlik Mimarisi Tartışması

Avrupa güvenlik mimarisi tartışmalarına da değinen Fidan şu ifadeleri kullandı:

"Avrupalılar bunu kendi aralarında daha çok ileri savunma sanayii alanında ileri götürdüler. Amerikan savunma sistemlerinden bağımsız hale gelme arayışları var.

Biz de tartışmaları yakından takip ediyoruz. Gerekli yerlerde diplomatlarımız müdahil oluyor.

Cumhurbaşkanımızın duruşu şu: Kendi mahallemizde bir oluşum olacaksa biz de bunun içerisinde olmaya hazırız."




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —