Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin açılan ceza davasında önemli bir gelişme yaşandı. Mahkeme, söz konusu davanın İstanbul'da görülen başka bir dava ile birleştirilmesi talebine onay vermedi.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, Ankara'da devam eden kurultay davasının, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ilişkin dava ile birleştirilmesine muvafakat vermedi. Böylece dava sürecinin Ankara'da devam etmesi kesinleşti.
CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla açılan ceza davasının, İstanbul'da görülen davayla birleştirilmesi talebi daha önce gündeme gelmişti.
Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 23 Şubat'ta görülen duruşmada cumhuriyet savcısı, davanın İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen dava ile fiilen bağlantılı olduğunu ifade ederek dosyaların birleştirilmesini talep etmişti.
Mahkeme de bu talep doğrultusunda İstanbul'daki mahkemeye yazı yazarak birleştirme konusunda muvafakat istemişti.
Ancak talebi değerlendiren İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, dosyalar arasında gerekli hukuki ve fiili bağlantının bulunmadığına karar verdi.
Mahkeme kararında, dosyalarda yer alan bazı sanıkların aynı olmasının tek başına yeterli olmadığı vurgulandı.
Kararda şu ifadeler yer aldı:
"Dosya üzerinde yapılan incelemede mahkememiz dosyası ile mahkemenizin 2025/582 esas sayılı dosyası arasında bir kısım sanıkların aynı olması dışında fiili ve hukuki irtibat bulunmaması, sanıkların üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyetinin farklı olması göz önüne alınarak birleştirme önerisine muvafakat verilmemiştir."
Bu karar doğrultusunda dava süreci Ankara'da devam edecek.
Birleştirme talebinin reddedilmesinin ardından kurultay davasının Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam edeceği belirtildi.
Bu gelişme, siyasi kulislerde ve hukuk çevrelerinde dikkatle takip edilen davada önemli bir dönemeç olarak değerlendiriliyor.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Kasım 2023'te yapılan CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin iddialar üzerine 10 Şubat'ta soruşturma başlatmıştı.
Soruşturma kapsamında bazı delegelerin ve parti mensuplarının ifadelerine başvuruldu. Sürecin sonunda hazırlanan iddianamede çok sayıda isim şüpheli olarak yer aldı.
İddianamede; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Bursa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Sancaktepe İlçe Başkanı Özgen Nama, CHP Bitlis İl Başkanı Metin Güzelkaya, CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner, CHP Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Serhat Can Eş, eski CHP Mardin İl Başkanı Mehmet Kılınçaslan ve eski CHP Parti Meclisi Üyesi Hüseyin Yaşar şüpheli sıfatıyla yer aldı.
Hazırlanan iddianamede, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "mağdur" sıfatıyla yer aldığı belirtildi.
İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun divan başkanı olduğu CHP 38'inci Olağan Kurultayı'nda bazı delegelere para verildiği, adaylık ve iş vaadinde bulunulduğu, market kartı dağıtıldığı, oy pusulası fotoğraflarının istendiği ve ikinci turun geciktirilerek yanlış bilgilendirme yapıldığı iddiaları yer aldı.
Bu yollarla CHP Genel Başkanlığı yarışında Özgür Özel'in kazanması için delegelerin iradelerinin yönlendirildiği öne sürüldü.
Tüm sanıkların "Seçim kanununa muhalefet" suçundan üç yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.