Tarih: 21.01.2026 22:00

7. TRUMP’TAN NATO VE GRÖNLAND ÇIKIŞI: “BİZ OLMASAK KİMSE GÜVENDE DEĞİL”

Facebook Twitter Linked-in

İsviçre'nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomi Forumu, küresel piyasaların kırılganlık, jeopolitik gerilimler ve savaşlar nedeniyle kilitlendiği bir dönemde ABD Başkanı Donald Trump'ın sert ve iddialı mesajlarına sahne oldu. Daha önce de Davos kürsüsünü uluslararası kamuoyuna doğrudan seslenmek için kullanan Trump, bu kez ekonomi, güvenlik, enerji, Orta Doğu, Ukrayna savaşı ve Grönland üzerinden verdiği mesajlarla hem müttefiklerine hem de rakiplerine açık bir güç vurgusu yaptı.

Kürsüye kendinden emin bir üslupla çıkan Trump, konuşmasına Davos'a ve salondaki iş dünyası temsilcilerine hitap ederek başladı. "Güzel Davos, İsviçre'ye geri dönmek ve çok sayıda saygın iş liderine hitap etmek harika bir duygu; birçoğu dostum, birkaçı da düşmanım" diyen Trump, hemen ardından selefi Joe Biden'ı hedef aldı ve Biden döneminin ABD ekonomisini felakete sürüklediğini savundu.

"BIDEN DÖNEMİ STAGFLASYON KABUSUYDU"

Trump, Biden yönetimi altında ABD'nin stagflasyon tehdidiyle karşı karşıya kaldığını öne sürerek, kendi politikalarıyla bu tablonun tersine çevrildiğini iddia etti. Konuşmasında ekonomik göstergeleri sıralayan Trump, şu ifadeleri kullandı:

"Biden yönetimi döneminde Amerika, düşük büyüme ve yüksek enflasyon anlamına gelen stagflasyon kabusuyla karşı karşıyaydı. Bu tablo, sefaletin, başarısızlığın ve gerilemenin reçetesiydi. Ancak politikalarımın hayata geçirilmesinden sadece bir yıl sonra bunun tam tersini görüyoruz. Neredeyse hiç enflasyon yok ve olağanüstü yüksek bir ekonomik büyüme var. Bu büyümeyi çok yakında herkes görecek."

Trump, ekonomik verileri ayrıntılı biçimde sıralamayı sürdürdü:

"Ülkemiz daha önce böyle bir tabloyla hiç karşılaşmadı; belki de hiçbir ülke böyle bir şey yaşamadı. Son üç ayda çekirdek enflasyon yalnızca yüzde 1,6 oldu. Dördüncü çeyrek büyümesinin ise yüzde 5,4 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu oran, benim ve birkaç kişi dışında neredeyse kimsenin öngörmediği kadar yüksek."

Borsa performansına da özel vurgu yapan Trump, seçimlerden bu yana ABD piyasalarında yaşanan yükselişi kendi liderliğinin sonucu olarak gösterdi:

"Seçimlerden bu yana borsa 52 kez tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Yani sadece bir yılda 52 rekor kırıldı. Bu yükseliş, emeklilik hesaplarına, 401 binlere ve insanların birikimlerine yaklaşık 9 trilyon dolarlık değer ekledi. İnsanlar çok iyi durumda ve benden memnunlar."

Sosyal yardımlar üzerinden de Biden dönemini eleştiren Trump, "Göreve başladığımdan bu yana 1,2 milyondan fazla insanı gıda yardımı programlarından çıkardık. Biden'ın dört yıllık görev süresinde ülkemize kazandırılan yeni yatırım ise 1 trilyon doların altındaydı. Düşünün, 1 trilyon dolar bile değil" dedi.

"AVRUPA DOĞRU YOLDA İLERLEMİYOR"

Trump'ın Davos konuşmasındaki bir diğer dikkat çekici başlık Avrupa'ya yönelik eleştiriler oldu. Avrupa'yı sevdiğini ancak yanlış politikalar izlediğini söyleyen Trump, Batı ekonomilerinin kamu harcamaları ve göç politikalarıyla çıkmaza sürüklendiğini savundu.

"Avrupa'yı seviyorum ve Avrupa'nın başarılı olmasını istiyorum. Ancak doğru yönde ilerlemediğini düşünüyorum" diyen Trump, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Son yıllarda Washington'da ve Avrupa başkentlerinde, modern bir Batı ekonomisini büyütmenin tek yolunun sürekli artan kamu harcamaları, kontrolsüz kitlesel göç ve bitmeyen yabancı ithalat olduğu yönünde bir anlayış yerleşti."

Bu yaklaşımın sanayi ve enerji politikalarında da hatalı sonuçlar doğurduğunu söyleyen Trump, "Bu anlayışa göre, sözde 'kirli işler' ve ağır sanayi başka ülkelere gönderilmeli, uygun fiyatlı enerji 'Yeşil Yeni Düzen' politikalarıyla ikame edilmeli ve ülkeler, çok uzak coğrafyalardan tamamen farklı nüfuslar ithal edilerek ayakta tutulmalıydı" ifadelerini kullandı.

"AMERİKA DÜNYANIN EKONOMİK MOTORU"

ABD'nin küresel sistemdeki rolünü vurgulayan Trump, Davos salonundaki liderlere doğrudan seslendi:

"Amerika'nın ekonomisi güçlendiğinde, tüm dünyanın ekonomisi güçlenir. Tarih gösteriyor ki, Amerika kötüye gittiğinde tüm dünya kötüye gider. Biz düştüğümüzde siz de bizi takip edersiniz. Biz yükseldiğimizde siz de bizi takip edersiniz."

"VENEZUELA ÖNÜMÜZDEKİ 6 AYDA ÇOK PARA KAZANACAK"

Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun kendi emriyle gözaltına alınmasının ardından Güney Amerika ülkesine ilişkin dikkat çekici bir değerlendirme yaptı. Venezuela'nın uzun vadede yeniden ayağa kalkacağını savunan Trump, "20 yıl önce Venezuela harika bir ülkeydi, artık değil ama biz onlara yardımcı oluyoruz. Uzun vadede Venezuela harika bir ülke olacak. Şimdiye kadar çok iyi bir işbirliği içindeyiz. Venezuela önümüzdeki 6 ayda çok para kazanacak" dedi.

"GRÖNLAND'I DANİMARKA'YA VERDİK, NE KADAR APTALMIŞIZ"

Konuşmasının en çok yankı uyandıran bölümü ise Grönland oldu. Enerji politikalarından rüzgar türbinlerine sert sözlerle giren Trump, Avrupa'daki enerji fiyatlarını "absürd" olarak nitelendirdi ve Çin örneği üzerinden yenilenebilir enerji eleştirisi yaptı.

"Rüzgar gülleri her yeri mahvediyor. Biz nükleer enerji dünyasına yakınız. Avrupa'daki elektrik fiyatları absürd seviyelerde. Rüzgar gülleri kaybettiriyor. Ben Çin'de 1 tane bile rüzgar türbini tarlası görmedim. Rüzgar türbinleri var ama kömür kullanıyorlar. Aptal insanlara bunları satıyorlar."

Ardından Grönland konusuna giren Trump, şu ifadeleri kullandı:

"Benim Grönland ve Danimarka halkına çok büyük saygım var. Hiçbir ülke ABD haricinde, Grönland'a sahip olmamalı. ABD haricinde hiçbir ülke Grönland'ı güvende tutamaz. Biz II. Dünya Savaşı'nda Grönland'ı kurtardık ve Danimarka'ya geri verdik. Ne kadar aptalmışız."

Trump, Grönland'ı isteme nedenlerinin ekonomik değil stratejik olduğunu vurguladı:

"Grönland'ın nadir elementlerine ihtiyacımız yok. Bizim Grönland'ı istememizin sebebi nadir elementler değil. Orası çok stratejik bir alanda ABD ve Çin arasında. Bizim orayı II. Dünya Savaşı'ndan sonra geri vermememiz gerekiyordu."

"GRÖNLAND'I SATIN ALMAK İSTİYORUZ AMA GÜÇ KULLANMAYACAĞIZ"

Trump, Grönland'ı satın almak istediklerini açıkça ifade ederek bunun NATO için tehdit değil güçlendirme unsuru olacağını söyledi. "Grönland'ı satın almak istiyoruz. Bu NATO'ya bir tehdit olmamalı. Bu NATO'yu güçlendirecek bir adım" diyen Trump, güç kullanmayacaklarını da vurguladı.

"Kanada'yı da koruyacak. Kanada bizden karşılıksız çok fazla hizmet alıyor. Karşılığını vermiyorlar. Biz olmasak Kanada olmaz. Biz NATO'nun yüzde 100 yanında olacağız ama onların bizim yanımızda olacağından şüpheliyim."

"DEMİR KUBBE BİZİM TEKNOLOJİMİZ"

Trump, İsrail'deki Demir Kubbe hava savunma sistemiyle ilgili olarak da dikkat çeken bir anekdot paylaştı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile arasında geçen bir konuşmayı aktaran Trump, "Bibi'ye dedim ki: 'Kubbenin başarısını kendine mal etmeyi bırak, bu bizim teknolojimiz.' Bunu İsrail için yaptık" dedi.

"OYUMU ÇALANLAR YARGILANACAK"

2020 ABD Başkanlık Seçimleri'ne de değinen Trump, seçimlerin hileyle kazanıldığını yineledi. "Bir önceki ABD Başkanlık Seçimi'nde bildiğiniz gibi oylarım çalındı ve kaybettim. Onlar yargılanacak göreceksiniz. Bizim daha adil bir basına ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı.

"PUTIN VE ZELENSKI İLE GÖRÜŞÜYORUM"

Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin konuşan Trump, savaşın hiç başlamaması gerektiğini savundu ve her iki liderle de temas halinde olduğunu söyledi. "Başkan Putin ile görüşüyorum ve o bir anlaşma yapmak istiyor. Ayrıca Başkan Zelenski ile de görüşüyorum ve sanırım o da bir anlaşma yapmak istiyor. Bugün onunla görüşeceğim" dedi.

"HAMAS SİLAH BIRAKMAZSA YOK EDİLECEK"

Trump, Gazze'de imzalanan barış anlaşmasına da değinerek Hamas'a sert bir uyarıda bulundu. Hamas'ın silah bırakmaması halinde yok edileceğini söyleyen Trump, "Eğer yapmazlarsa, çok hızlı bir şekilde tamamen yok edilecekler. Yok edilecekler" ifadelerini kullandı.

Orta Doğu'daki askeri operasyonları da anlatan Trump, B-2 bombardıman uçakları ve Tomahawk füzeleriyle yapılan saldırıların barışın önünü açtığını savundu.

"İRAN ARTIK ORTA DOĞU'NUN ZORBASI DEĞİL"

Konuşmasının son bölümünde İran'a değinen Trump, İran'ın nükleer kapasitesinin etkisiz hale getirildiğini öne sürdü ve "Ortada bir zorba vardı. O zorba İran'dı. Yıllarca Orta Doğu'nun zorbası olarak anıldılar. Artık Orta Doğu'nun zorbası değiller" dedi.

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —